Dil yarığıma geliyor, içimi öylesine derinlemesine ama özenle, maksatlı ve yoğun bir şekilde inceliyor ki. Sanki kıymetli mücevherler arasından çok nadide ve değerli bir parçayı arıyormuş gibi. Nefesimi kesiyor. Dil ve dudaklar emiyor, geziniyor ve görevlerini asla ihmal etmiyorlar. Dil sonunda aradığı hâzineyi buluyor. Bir güdümlü füze gibi iyice içime giriyor ve yılmadan dümdüz hedefine kilitlenip ilerliyor.
Bir saniye sonra hayatımda şimdiye kadar yaşadığım en yoğun, en vurucu, en güçlü hissi tadıyorum. Memelerimin ucundan girip bedenimde ışık hızıyla dolaşarak sırılsıklam vajinama ve anüsüme ulaşıyor. Bedenime kurulmuş bu pusu karşısında öyle bir patlama yaşıyorum ki, zincirlerimi koparıp havaya uçmuş ve tavana yapışmışım gibi hür hissediyorum kendimi.
Beynim zevk ve şehvet dalgalarıyla yıkanırken titreşimler meme uçlarımdan klitorisime ulaşıyor. Bedenime girip dalga dalga yayılan bu zevk pususunu kontrol etme kabiliyetim zihnimin derinliklerine itiliyor.
Sanki vücudum böyle haz verici bir acının yarattığı hisse alışmış gibi. Bu hissin yerini bir kez daha meme uçlarıma iletilen düşük akımlı bir titreşime bıraktığını algılamam zaman alıyor. Parmaklar yine vulvanıdan içeri girip klitorisime inanılmaz bir titreşim ileten bir şeyi yaklaştırıyorlar. Çok yakın! Arzu ve panikle donup kalıyorum, hassasiyetim hâd safhada. Titreşimin yoğunluğu yavaş yavaş ama giderek artıyor. Cinsel kaygılarım nedeniyle birden üzerimden bir ter boşanıyor. Parmaklar benim kalp gibi atan klitorisimden uzaklaşıp vajinamı ve apışaramı keşfe çıkıyor.