Histerik gebelikte gerçek gebeliğin túm tipik işaretleri ve belirtileri ortaya çıkabilir; mide bulantısı, göğüalerde hassasiyet, Fetüsün hareket ettiği hissi ve kilo alım. Kadın karnı tipkı normal hamilelikte olduğu gibi büyüyebilir ve kadın gerçekten hamile görünür. Adeti de kesilince hasta gerçekten hamile olduğuna inanır. Hormonal dengesizık de genelde fiziksel belirtilere ve gebelik testinde yalancı-pozitif sonuç çıkmasına katkıda bulunur. Kimi zaman stres, hípofiz bezi fonksiyonunu değiştírebilir ve bu da prolaktin hormonunda artışa yol açar. Sonuç olarak hasta gebe olmadığı halde süt üretír. Hatta semptomlar öyle inandırıcı olabilir ki yalancı gebeliği olan tahmini beş kadından birine, tıbbi görevli tarafından bir noktada gebelik teşhisi konabilir.
Yıllar sonra Harvard'dan Larry Summers akademik bir konferansta bilimde neden daha az sayıda kadının başarılı olduğu sorusunun "doğuştan gelen cinsiyet farklılıkları" tarafından açıklanabileceğini söylediği için oradaki başkanliği kaybetti. Ben de kadınların kitle histerisi semptomlarına daha yatkın olduğu konusunda konuşurken yorum yapmadığımı, sadece bir bilgiyi aktardığımın anlaşılmasını sağlamaya daima dikkat ettim. Çalışmalar bunu ortaya koyuyordu ama nedenini kimse bilmiyordu. Belki mesele kızların daha yakın dostlukları ve daha sıkı sosyal ağları olmasıydı, belki de erkeklere kıyasla birbirleriyle duygularını konuşmaya daha yatkın olmalarıydı. Ergenlik çağındaki erkekler duygularını içlerinde tutmaya ve diş sıkmaya eğilimlidir; tıpkı babalarının da davranacağını düşündükleri gibi.
Savunmaya geçişleri çok tipik bir tepkiydi. Kitle histerisi kurbanları ve aileleri, kendilerine fiziksel belirtilerin olası psikolojik nedenleri konusunda yaklaşıldığında hep aksi yöne kaçarlar. İnsanlar genelde hastalıklarının "kafalarının içinde" olduğunu duymak istemezler.
Eğer belirtilere açıklama getirmenin bir yolu yoksa kendimizi kontrolü kaybetmiş gibi hissederiz ve korkumuz giderek artar. Üstelik belirtileri yaratanın kendi zihnimiz olduğunu öğrenirsek o zaman zihnimizin yapabileceği diğer şeyler için daha da çok endişeye kapılırız. Insanlar beyinlerinin bir ruh tarafından ele geçirildiğinden ya da bir öcünün iradelerini yönettiğinden korkabilir. O durumda esrarengiz bir "sudan zehirlenme" teorisini benimsemeyi tercih ederler.