Diyabetiklerin vücudu yeterince insülin üretemez. İnsülin kandan şekeri alarak enerji için hücrelere gönderen doğal bir vücut hormonudur. Insan bir yemekten sonra yeterli miktarda şeker veya karbonhidrat sindirmeden kendisine gereğinden fazla insülin enjekte ederse kanındaki glikoz düzeyi aniden düşüşe geçebilir. Şeker beynin ana enerji kaynağı olduğundan, beyin şeker seviyesinin düşmesi Katie'yi amnezi odaklı bir sanrıya sürüklemişti.
Psikolojik semptomların çeşitli fiziksel nedenlerini hatırlayabilmek için yaygın olanlardan kendime bir kısaltma oluşturmuştum;WHHIMP. Harflerin her biri hezeyanın tıbbi nedenlerinden birinin baş harfiydi: W kronik alkol kullanımindan doğan beyin hasarı Wernicke ensefalopatisiydi. Hler hipersensitif (aşırı hassas) krizin (aşırı yüksek tansiyonun ede beyne kan akışında akut düşüşe neden olması) ve kan şekerindeki dengesizlikten doğan hipogliseminin baş harfleriydi. I ise inme, tümör ve kanama gibi intrakraniyal (kafa içi) lezyonlar olabileceğini hatırlatıyordu. M menenjitın baş harfiydi. bu da beyin ve beyni saran zarın enfeksiyonlarıyla ilgiliydi. Pise zehirleri temsil ediyordu ki bu da eğlence amaçlı uyuşturucu kullanması muhtemel bir genç için, elbette ki listenin başını çeken olasılıklardan biriydi.
İnsanlar pek çok nedenden dolayı gerçeklikle bağlantılarıni yitirebilirler. Bazen şiddetli depresyon, stres ya da travma insanı uçlara itebilir ve kişi başkalarının delilik gibi gördüğü çarpıtılmış bir zihinsel duruma kaçış yapabilir. Ancak psikoz gibi zihinsel semptomların son kertede fiziksel bir nedeni vardır. Aslında pek çok tıbbi aciliyet kendini ilk etapta sadece zihinsel rahatsızlık belirtileriyle gösterir; hezeyan, akıl karışıkliğı, depresyon, kaygı, psikoz veya panik atak.
Ne de olsa her doktor gibi beni de muazzam bir bilgisi basit bir tanıviya ve tedav planına donüştürmek gibi göz korkutucu bir görev bekliyordu. O günlerde hangi savunma mekanizmasını kullanırsam kullanayım, arada bir insancıl tarafım ortaya çıkıveriyordu ve sanınırım hastalarıma en çok faydası dokunan anlar da bu enpati anlarıydı. Kariyerimin ilerleven safhalarında bu empati ve özgüven kazandıkça hastalarımı dinleme ve anlama konusunda daha iyi bir noktaya geldim.