Mavi

Vatanı düşman ordularından kurtardığımız takdirde, çağın gerektirdiği modernleşmeyi başlatmak düşüncesi bir süredir uykularımdan eder olmuştu beni. Hayalimde cahil kalmış bir milleti okuryazar yapmakla yetinmiyor, evlere hapsederek hünerlerinden, zekâlarından faydalanamadığımız kadınlarımızı sosyal hayata katmanın yollarını da arıyordum
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Ben onlarla arkadaş oldum, sırdaş oldum, sevgili oldum da soruyorum işte şimdi, niye bir kadınla üç yıl olsun sürecek bir hayat arkadaşlığını bana nasip etmedin, Tanrım? Yoksa kalbini kırdıklarımın mı ahı tuttu beni Belki de yapayalnız bir ağaca dönüşmeme sen neden oldun, Dimitrina, unutamadığım Miti'm benim! Farkına bile varmadan her kadında seni aramış olabilirim çünkü gerçekten âşık olduğum ve en cesur hayallerimi paylaştığım ilk ve tek kadın sendin! Sana geleceğe dair tasavvurlarımdan söz ettiğimde beni gözlerini kırpmadan dikkatle dinlemiş, sonra da içini çekerek, "Dilerim hayallerinin hepsi gerçekleşir," demiştin bana, "ama bil ki gerçekleşmesi çok zor, çılgın hayaller bunlar, Kemal!
Gerçekte ise vatan savunmasında en önemli unsur olan silahları cepheye ulaştırmak amacıyla İstanbul'dan cepheye koşmuş şehirli kadınlar ve onlar kadar cesur köylü kadınlardı. Patateslerle soğanların üstünde uyuyan bebelerin altında silahların olabileceği, yolu kontrol altında tutan işgalci muhafızlar dahil hiç kimsenin aklına gelmemişti ve ve böy lece İstanbul'da cambazların marifetiyle başlayan macera, İnebolu'da silahları teslim alan köylü kadınların cesaretiyle menziline ulaştırılmıştı.
Kazasız belasız İnebolu'ya ulaşan silahları, takalardan indirildikten sonra kağnılara istifleyenler de Anadolu'nun bu kahraman kadınlarıydı. Silahların üstüne çuvalları, çuvalların üzerine soğanlarla patatesleri yaydılar. Soğanlarla patateslerin üzerine serdikleri örtülere kundak bezlerine sarılı, ağızları emzikli bebelerini yatırdılar ve o kağnıları çeken öküzleri alacakaranlıkta savaş noktasına yönlendirdiler.
Oysa ben ömrüm boyunca kadınları hem sevdim hem çok saygı duydum onlara. Özellikle de bizim kadınlarımızın ne kadar becerikli olduklarını, köylük yerlerde kocaları kahvelerde tavla, iskambil oynarken tarlalardaki mahsulü onların kaldırdığını, evlerini çekip çevirmenin yanı sıra ra çocuklarını doyurmak için yoktan var ettiklerini de iyi bilirim. Fedakar ve kahramandır bizim kadınlarımız.