Mavi

Siroz! Bu lanet hastalığın adını bir süre yanımda telaffuz etmeye çekindiler nedense. Neymiş, diye sorduğumda ağız çalkaladılar. Gerçeği benden saklamalarının sebebi, umudumu yitirmezsem zaman içinde belki bir çare bulunur sanmaları mıydı acaba? İyi niyetli aptallarım benim! Onlar teşhisi benden saklamak gayreti içindeyken ben çoktan tıp kitaplarını karıştırmış, hastalığımın ne olduğunu öğrenmiş, hatta Fransızcasına çok güvendiğim Afet kızıma, getirttiğim Fransızca tıp dergilerindeki açıklamaları da gizlice tercüme ettirtmiştim.Gizlice evet, çünkü yaverlerim etrafıma ördükleri sevgi duvarıyla gerçeği benden saklamak niyetindeydiler, bunu anlamıştım
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ben ki uygun bir taş parçasının bile konforlu yastık sayılabileceği cephelerde ömür tüketmişlerdenim, ölmeye bir saray odasında yatmamalıydım ama adamakilli hasta olunca, fike simi soran olmadı. Devasız bir derde düştüğümü öğrendik berinden beri hele, etrafımda dolanıp her dediğimi yapanlar şimdi an oluyor beni duymazlığa geliyorlar. Meğer sarayda ikamet etmek de lafını dinletmek anlarınına gelmiyormuş! Zaten sarayın ihtişamı da onu sadece dışından görenler içinmiş.
Zaten neyi çok istemişsem sahip oldum da elimde uzun kalmadılar, kayıp gittiler. Hiç istemedigim hallere düştüğü de de oldu, ki sonuncu-sunu şu anda yaşamaktaydım işte; sen gel ülkenin saray rejimine son ver, kendi hayatın sonlanırken, ölümünü beklemek için seni o saraydan sürgüne yollananlardan birinin odasına yatırsınlar. Hayatın cilvesi işte tam da buna denir!
Yatağımın odamda Boğaz manzarasını görebileceğim şekilde yerleştirilmesini isteyince, hayatla bağımı koparmamış olmama çok sevindi arkadaşlarım çünkü yattan ayrılırken ağzımı bıçak açmamıştı. Ben hayatla olan bağımın incelmesine değil, çok hevesle beklediğim yatımdan ayrıldığıma üzülmüştüm oysa.
Su kenarındaki şehirleri her zaman çok sevmişimdir, buna da şükür, diye düşündüm. İyi de neredeydim ben?