Şurası kesindir ki gerçek sanatın ölçütlerinden biri, bizi sanatçının bulunmuş olduğu yere götürebilmesidir. Orası başka, farklı bir yerdir ve orada yerçekimi sorunlarından kurtuluruz. Orada madde bizi sınırlayamaz, madde temelde ne ise o olmuştur: boş uzam ve ışık.
Belirsizlikten, karmaşadan, her şeyden çok da kendimden kaçıyordum. Zamanla başka biri olabilirim, kendimden daha iyi, daha güçlü birine aşılanabilirim sanmıştım. Derken kaçmadığımı, kovaladığımı anladım. Kendi tez ayaklı, uçucu, başka bir yaşamda başka biçimde yaşayan benliğimi yakalamak çabasındaydım.
Yeryüzünde kurşundan kalkanlar içinde bulunuyoruz ve sevdiğimizin varlığını, çok uzakta değilse bile, dokunamayacağımız kadar uzakta her an hissediyoruz.