Tâbiin devrinde yetişen fâzılât-ı nisvân-ı islâmiyye den Râbia
tül-Adeviyye'ye "imanın hakikati nedir?" diye soruyorlar. Şu
yolda cevap veriyor: "Allahın ne cehenneminden korktuğum, ne
de cennetini sevdiğim için ibâdet etmiş değilim, yoksa kötü bir hizmetkârdan ne farkım kalır? Ben ona muhabbetimden, iştiyâkımdan dolayı ibadet ederim.