Allah zalime mühlet verse bile sonunda mutlaka cezalandıracaktır. Onu geçeceği yerde gözetlemektedir ve tükürüğünü yutmasına fırsat bile vermeden boğazını sıkar.
Dikkatli olun! Fitne gelip çatınca tanınmaz, (Hakla karışır) sırtını dönünce hakikat ortaya çıkar, gelince tanımaz gidince tanınır. Bu fitneler rüzgar gibi dönüp durmakta, bir şehire uğramakta bir diğerinden geçip gitmektedir.
Şüphesiz akıllara sığmayan dolayısıyla da düşünce esintileriyle nitelendirilmeyen Allah sensin. Hatırlara gelen düşüncelere sığmazsın. Bu yüzden varlığına sınır konamaz, akıllar tasarrufta bulunamaz.
Allah zamanın cebbar ve zalimlerine bir mühlet tanıyıp, rahatlık ve bolluk vermeden onları helak etmemiştir. Ümmetlerden hiçbiri darlık ve sıkıntı çekmeden, belaya düşmeden Allah (kırılan) kemiklerini kaynaştırmamış, onarmamıştır. Karşı karşıya olduğunuz ve geride bıraktığınız sıkıntı ve zorluklarda sizler için ibretler vardır. Ama kalbi olan herkes akıl (Gönül) sahibi, kulağı olan herkes duyucu ve bakan herkes görücü değildir.