Hazreti Ali'nin (a.s) mektupları, hutbeleri ve kısa sözlerinden oluşan Nehcü'l Belağa her Müslümanın mutlaka okuması gereken muhteşem bir kitaptır.
Bu mektuplar hutbeler veda sözler Hz Ali'nin 5 yıllık hükümeti döneminde yapmış olduğu hutbeler, yazdığı mektuplar ve de söylediği kısa sözlerden oluşmaktadır.
Kitabın tercümesini rahmetli Abdulbaki Gölpınarlı yapmıştır.
Okuduğunuz zaman her cümlesinde başka bir derya göreceğiniz kitabı okudukça şaşıracaksınız.
Yani Belagat yolu..
Yani iyi konuşma,iyi hitabet,güzel söz söyleme yolu
Hz Ali, mezhepler üstü bir güzellikti. Yüce peygamberin en yakını, dostu, evladıydı hatta. Onunla ilgili böyle kapsamlı bir kitap olduğunu ancak 25 yaşında öğrenebilmek benim için ayıptı hatta. Bu kitabı bana bu güzel insanı biraz daha yakından tanımam, anlamam için güzel bir Ramazan Ayı okuması olması için 3lü şekilde Sahîfe-i SeccâdiyeKur'an-ı Kerim ve MealiNehcü'l Belağa hediye eden meslektaşıma selam olsun. 10 yıl sonra, tekrar tamamlamak niyetiyle başladım ve yine yine hayran kaldım. Hz Ali gerçekten güçlü bir hatipmiş. Cümlelerindeki ahenk, süsler, uyum, derinlik. Kalbe iyi gelen, akla dahiyane görünen bir tılsım var ifadelerinde. Yaradan’a övgülerle başlıyor elbette.
Hayata, dünyaya, insanlığa dair pek çok konuda bölüm bölüm felsefesini okuyabileceğiniz kıymetli, derli toplu, kapsamlı bir eser. Tıpkı bazı tuhaf hadisler gibi hz Ali’ye ait olduğundan şüphe ettiğim cümleler de yok değildi sma genel ruhunu yansıtmış olduğuna güvenmeyi seçiyorum yine de
Hz.Ali(a.s)’ın hutbeleri, mektupları ve hikmet dolu kısa sözlerinden oluşan bu eser; hem aklı hem kalbi derinleştiren, İslam düşüncesinin zirve noktalarından biridir. Adalet, tevhid, ahlak ve hikmet gibi konuları ele alırken, dilindeki belagatla insanı düşündürür. Her cümlesi üzerinde uzun uzun tefekkür edilebilir.
Yolunu kaybetmiş zihinler için Nehcu’l-Belâğa, bir ışık ve yön pusulası gibidir.
"Ben kimin velisi isem Ali de onun velisidir!"
-Hz. Muhammed (S.A.V.)
"Bedr'de atanın (buradan kasıt dayısıdır) başını gövdesinden koparanım. O gün elimde olan kılıcım da hala bendedir. Ben o günkü imanım ve cesaretim ile senin karşına çıkacağım..."
-İmam'ın (a.s.) Muaviye'ye yazdığı bir mektuptan
O ki Natık-i Kur'an (yürüyen, konuşan Kur'an), O ki ilim şehrinin kapısı. O ki hayatını İslam'a feda etmiş Allah'ın Arslanı... İmam Ali (a.s.) hakkındaki bu övgüleri herkes bilir, ama O'nun bu övgülere mazhar olan hikmetini, azmini, aklını, düşüncelerini birçokları bilmez. Halbuki kendisinin Emirlik döneminden önce de sonra da verdiği vaazlar, yaptığı yazışmalar ve devlet üzerinde yaptığı düzenlemeler iyi belgelenmiştir.
Şia alimlerinin en büyük isimlerinden Seyyid Razi'nin (r.a.) titiz çalışması sonucunda toplanan Nehc'ül Belâga, İmam Ali'nin (a.s.) vaazlarının, mekutplarının ve anılarının toplandığı antoloji niteliğinde bir eser.
Unutmayalım ki Allah, kitabında bize Allah'ın ipi olan Kur'an'a (hem "natık" olanına, hem olmayanına) sıkı sıkı sarılmamızı ve bir yere (şehre, eve, binaya) girerken kapısından selam vererek* girmemizi emrediyor. Yüreğinizde bol bol Ehl-i Beyt sevgisiyle okuyunuz.
*Esselâmu aleyke yâ Emir'ül Müminîn Ali İbn Ebu Tâlib (a.s.)!
Hz. Ali Efendimizin konuşma ve sözlerinin toplandığı muhteşem bir kitap...
Hz. Ali Efendimizin kendi dilinden yaşadıklarını, uğradığı haksızlıkları ve İslam’ı yaşamaya Ehlibeyt’in en güzel örnek olduğuna dair olaylarla anlatıyor.
Her evde bulunmalı, herkes okumalı...
Kuranı kerimden sonra okunacak en önemli kitap.
Kuranı Natik. Yani konuşan kuran Hz. İmam Ali A. S bize kuranı nasıl anlamamız gerektiğinin yanında nasıl bir hayat yaşamalıyız ı öğretiyor. Hutbe ve mektuplardan oluşan kitabı okuduğunuzda gerçekten insanın tüyleri diken diken oluyor. Sadece tavsiye etmiyorum aynı zamanda rica ediyorum lütfen bu kitabı okuyun...
Nehcü'l-Belâğa, İmam Ali (a.s.)’ın sözlerini, hutbelerini, mektuplarını ve hikmetli vecizelerini bir araya getiren İslam dünyasının en önemli edebi ve ahlaki eserlerinden biridir. Bu değerli eser, Şii âlimlerinden Şerif er-Radî tarafından hicri 4. yüzyılda derlenmiştir.
Eserin İçeriği
Hutbeler:
İmam Ali’nin (a.s.) dinî, ahlâkî, siyasî ve toplumsal konularda yaptığı konuşmaları içerir. Bu hutbeler, Ehl-i Beyt’in öğretileri doğrultusunda insanlık için yol gösterici bir rehberdir. Özellikle Allah'ın birliğini anlatan ve tevhit inancını derinlemesine işleyen hutbeler dikkat çeker.
Mektuplar:
İmam Ali’nin (a.s.) valilere, komutanlara ve farklı şahıslara yazdığı mektuplar, İslam'da adalet, yöneticilik ve insani ilişkiler açısından önemli dersler içerir. Özellikle Mısır valisi Malik el-Eşter'e yazdığı mektup, adil yönetim ve insan hakları konusunda evrensel bir manifesto niteliğindedir.
Veciz Sözler (Hikmetli Sözler):
Bu bölümde İmam Ali’nin (a.s.) hikmet dolu kısa sözleri yer alır. Bu sözler ahlak, ilim, takva, sabır, adalet gibi birçok konuda insanlığa rehberlik eder.
Eserin Önemi
Dil ve Edebiyat:
Nehcü'l-Belâğa, Arap edebiyatının en seçkin örneklerinden biri olarak kabul edilir. Hem anlam derinliği hem de dilin gücü açısından eşsizdir.
Ahlâkî ve Felsefî Derinlik:
Eser, İslam ahlakı ve insan felsefesi üzerine derin düşünceler barındırır. İnsan-Allah ilişkisi, toplum içindeki sorumluluklar ve bireysel gelişim konularında önemli öğütler içerir.
Siyasi ve Sosyal Rehberlik:
İmam Ali’nin (a.s.) yöneticilere ve halka yönelik tavsiyeleri, adaletli bir yönetim anlayışının ve sosyal düzenin nasıl sağlanacağını açıklamaktadır.
Tavsiye
Nehcü'l-Belâğa'yı okurken, İmam Ali'nin (a.s.) sözlerinin bağlamını ve tarihsel arka planını anlamak için güvenilir şerhlere başvurmanız
Kitapta eleştirilecek en önemli kisim şudur ki, tarihçe muhkem olmayan ancak sonradan uydurulan bazı sözler ki bunlar arasında Hz. Ali'nin r.a diğer Raşit halifelere ağır ifadeleri vardır, kitapta geçiyor, onun dışında kitap oldukça faydalı tavsiye ederim.
Hz.Ali nin Mektupları,Hutbeleri ve sözlerinden oluşuyor.
İmam Ali yi tanımak isteyenler için güzel bir kaynak.
'' Belâgat çığırı” anlamına gelen bu ismi vermiştir.
Biz sunniler tarafından kitap muteber görülmüyor lakin Hz Ali efendimizin belagatinin sözlerinin ne derece kuvvetli olduğunu gözlemliyorsunuz eğer sözler gerçekten Hz Ali efendimize ait ise. Beğenerek okunabilecek bir kitap. Hz Ali efendimizin büyüklüğünü zaten biliyoruz ama böyle eserler okuyarak bunu perçinleyebiliriz.
Halk arasında Seyyid veya Şerif Razi olarak bilinen Ebu'l-Hasan Muhammed ibn el-Hüseyn el-Musavi, kısa ama oldukça verimli bir hayat yaşadı. Seyyid Razi'nin hayatı, Abbasileri ortadan kaldıran Büveyhi hanedanı (334-447/946-1056) dönemine rastlamaktadır.
Seyyid Razi, kendisine atıfta bulunulan 'Seyyid' ve 'Şerif' sıfatlarından da anlaşılacağı gibi, doğrudan Peygamber'in soyundan gelen bir ailede doğdu. Babası Ebu Ahmed Hüseyin bin Musa, 7. İmam Musa el-Kazım'ın (a.s) soyundan geliyordu. Babasının şeceresi "Hüseyin bin Musa bin Muhammed bin Musa bin İbrahim Mujab bin İmam Musa el-Kazım (as)" şeklindeydi ve kendisine "Tahir Evhad Zü'l-Menakib" ünvanı verilmişti. 1006 yılında vefat ettiğinde, Kerbela'da İmam Hüseyin'in (a.s) türbesine defnedildi. 991 yılından beri babasının vekilliğini yürüten Seyyid Razi, vefatı ile resmen Nakıbu'n-Nukabe oldu ve 1015 yılındaki kendi ölümüne kadar bu makamda kaldı.
İslami eğitimini Şeyh Müfid'in yanında abisi Sayyid Murtaza ile birlikte aldı. Siyaset ve edebiyata daha yatkın olan Seyyid Razi'nin aksine Seyyid Murtaza fıkıhla derinden ilgilendi. Seyyid Murtaza, kardeşinden dört yaş büyük olup 1044 yılında 81 yaşında vefat etmiştir. Tüm Şii ve Sünni alimler, Seyyid Murtaza'nın döneminin en büyük âlimi olduğunu ve ünlü İlahiyat Merkezi'nin kurucusu ünlü Şeyh el-Taifah Ebu Cafer el-Tusi de dahil olmak üzere birçok seçkin ulema yetiştirdiğini kabul ederler.
Seyyid Razi'nin tek oğlu olan Ebu Ahmed 'Adnan da zamanının önde gelen bir âlimiydi ve amcası Seyyid Murtaza'nın ölümünden sonra kendisine Nakıb el-Nukaba' görevi verildi. Buhid hükümdarı tarafından dedesi Tahir Zü'l-Menaqeb ünvanı verilmiş ve bilgisine ve asaletli bir karaktere sahip olmasından dolayı büyük saygı görmüştür.
Seyyid Razi, genç yaşta Kerkh bölgesinde evinin yakınında bir okul kurarak kendi sınıflarını açmaya başladı ve adını Darü'l-İlm koydu. Sınıfları bir araya getirmek, konuşmalar, toplantılar ve akademik tartışmalar düzenlemek için birkaç bina ve salondan oluşan büyük bir okuldu. Ayrıca ihtiyacı olan öğrenciler için yatakhane de vardı. Önemli Arapça ve İslami referans kitapları ve kaynaklarıyla dolu büyük bir kütüphane ile donatılmıştı.
Seyyid Razi, okulu, öğrenci işlerini ve kütüphaneyi bizzat yönetiyordu. Öğrencilerin refah ihtiyaçlarını sürekli karşılamaya çalıştı ki, böylece çalışmalarına net bir zihinle devam edebilsinler. Sonuç olarak, İran ve Mısır dahil olmak üzere İslam topraklarında popüler hale gelen okulundan çok sayıda aydın mezun oldu. Bu mezunlar da Seyyid Razi aracılığıyla edindikleri bilgileri diğer nesillere aktardılar ve öğrettiler.
Seyyid Razi'nin bir yazar olarak değil, estetik bir edebi derleyici olarak başyapıtı, elbette ona kalıcı bir ün kazandıran Nehcü'l Belağa'dır. Amir al-Mu'minin İmam 'Ali ibn Abi Talib'in (as) vaaz, kararname, mektup, özdeyiş ve öğütlerinden oluşan bir seçkidir.