Kaldı ki duygularımın görünürdeki karışıklığı ne olursa olsun, elde ettiğim sonuç açıktı: Bütün sevgilerimi, istediğimde kullanmak üzere çevremde tutuyordum. Bu durumda, tüm varlıkların ya da bunlardan mümkün olan en çoğunun tüm yeryüzünde bana yönelmiş olmaları koşuluyla, sonsuzcasına boş, ne zaman olursa olsun çağrıma yanıt vermeye hazır, kendilerini ışığımla nimetlendirmeye tenezzül edeceğim güne kadar kısırlığa mahkûm biçimde ancak yaşabilirdim kendi rızamla. Kısacası, mutlu yaşayabilmem için, seçtiğim varlıkların hiç yaşamamaları gerekliydi. Onların yaşamlarını benim keyfime bağlı kılmak gerekirdi.