Hepimizin zayıflık anları olur, dedi, hâlâ çok işimize yarayan bir şey varsa o da ağlayabiliyor olmamız, ağlamak bizim için bir kurtuluştur, öyle durumlar vardır ki ağlayamazsak ölürüz.
Zaman geçtikçe, birlikte yaşama faaliyetleri ve genetik değiş tokuşun etkisiyle sonunda vicdanımızı kanımızın rengine, gözyaşımızın tuzuna karıştırdık ve bu yetemezmiş gibi, gözlerimizi içeriye dönük aynalar haline getirdik ve onlar da sonuçta çoğu zaman ağızımızla inkâr ettiğimiz şeyleri hiç çekinmeden gösterir oldu.