Zaman içerisinde insanlaşan ve duygular kazanan bir Tanrı'yı görmek gerçek dışı olmasına rağmen okuyana zevk verir nitelikteydi. Maya Mitolojisinde ahiret olarak karşılığını verebileceğimiz Xibalba hükümdarı Hun-Came ile onun kardeşi Vucub-Came arasındaki çatışmayı okuduğumuz masal küçük yaşa hitap etmekle beraber oldukça akıcı ve eğlenceli bir peri masalı bana kalırsa. Kitabın iyi olup olmadığı ise tartışılır ama Kitabın Maya mitolojisi bilmeyen birinin rahatlıkla anlayabileceği bir dilde yazılmış olduğu konusunda sizi temin ederim. Okuması zevkli,güzel bir peri masalı bence.
Yeşimin ve Gölgenin TanrılarıSilvia Moreno-Garcia
İnsancıklar, Dostoyevski'nin ilk yazdığı eser olmasına rağmen insana oldukça etkileyici bir okuma zevki veriyor. Basit bir aşk romanı -mektuplaşması- gibi görünen kitap oldukça akıcı, duygusal ve gerçekçi. Dünya klasiklerine başlamak için ideal kitaplardan, fazla uzun ve ağır olmamakla beraber insanın aklında gerek karakter tasarımlarıyla gerekse olay örgüsüyle yer ediniyor. Makar Devuşkin ile Varvara Alekseyevna’nın kişilik tasarımları okurken benim oldukça hoşuma gitmişti. Özellikle Varvara'nın (Devuşkin'i gereğinden fazla tutumsuz ve savurgan bulmuştum ama bu da ayrı bir gerçekçilik katıyor.) hayat hikayesi beni en çok etkileyen kısımlardan biriydi. Kitabın sonu ise daha iyisini isteyemeyeceğim bir şekilde gerçekçi, haşin ve etkiliydi. Ne olması gerekenden fazla hayalperest, ne de olması gerekenden fazla zalim bir sondu, tam anlamıyla kıvamında olduğunu düşünüyorum. (Bir bakımdan sonunu Stefan Zweig'in çok sevdiğim Clarissa romanına benzettim, elbette ikisi çok ayrı ve farklı romanlar ama iki kitabın sonu bana birbirini anımsatmadı da diyemem.) O nedenle Dostoyevski'nin en sevdiğim kitapları arasına girmeyi ilk okuyuşumda başardı İnsancıklar.
Fyodor Dostoyevskiİnsancıklar
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202376,8bin okunma
Michael Ende'nin okuduğum dördüncü kitabı olan "Özgürlük Hapishanesi" kesinlikle okuyanlara harika bir deneyim yaşatıyor. Kitap içerisinde 8 farklı kısa veya uzun ayrı hikayeden oluşuyor ve yeri geldiğinde insanı şaşırtıp yeri geldiğinde etkiliyor ve düşünmeye itiyor. Kullanılan dil insanı okumaya devam etmesi için zorluyor resmen. Hikayelerin içeriği ise temaları yakın olsa bile oldukça farklı aslında. Bu ne denele okuru sıkmıyor. Ende'nin hikayelerini okurken altında derin anlamların yattığını benimle beraber okuyan diğer herkes hissetmiştir diye düşünüyorum, vakit kaybetmeden okunması gereken bir kitap olduğu kanaatindeyim. Şahsen kitap içerisinde benim en sevdiğim bölüm "Misraim'in Katakompları" olmuştu çünkü distopya türünü oldum olası sevmişimdir ama diğer tüm hikayeleri ile beraber kitap gerçekten eşsiz.
Özgürlük HapishanesiMichael Ende