Kelimelerle dans etmeyi, hayatı filtrelemeden yaşamayı seven biriyim. Gözüm yükseklerde, aklım edebiyatın ve derin sohbetlerin çekiciliğinde; hem işimde iddialıyım hem de hayattan keyif almasını iyi bilirim.
Yatak odasındaki sessizlik, çoğu zaman dışarıda dile getirilemeyen tüm hayal kırıklıklarının, birikmiş öfkelerin ve reddedilme korkularının fiziksel bir yansımasıdır.
Erkekler ve kadınlar, yaşlandıkça ya da monotonluk çöktükçe azalan cinsel enerjiyi ve orgazm odaklı beklentileri libidinal bir baskı unsuru haline getirmek yerine, bedensel hazzın yeni formlarını keşfetmek zorundadır.
Bedenlerin artık birbirini arzulamaması, sadece duygusal bir mesafe değil, fiziksel bir yabancılaşmadır; yan yana duran iki yabancı tenin sessiz savaşıdır.