Bir adam, Abdullah b. Abdülaziz b. Abdullah b. Ömer'in yanından geçti. O sırada bir mezarlıkta oturmuş, elinde de bir kitap vardı. Adam ona: "Seni burada oturtan nedir?" dedi. Abdullah:
"Kuşkusuz kabirden daha iyi bir vaiz, bir kitaptan daha faydalı bir şey yoktur," dedi.
Bir Hint hükümdarının kırk kadar çocukları vardı. Bir gün onlara şöyle dedi: Çocuklarım ! Çokça
kitap okuyun ve her gün bir harf arttırın. Üç tip insan vardır ki gurbette asla yalnızlık çekmezler:
Bilge olan fakih, cesur olan kahraman ve görüşleri çok olan tatlı dilli adam.
Ebu Yusuf el-Kadl şöyle dedi: "Üç kişi var ki üç şeyden kurtulamazlar. Felsefe yoluyla din öğrenmek isteyen zındıklıktan kurtulamaz. Kimya yoluyla mal elde etmek isteyen fakirlikten kurtulamaz. Aynı şekilde, garip hadisleri araştıran bir kimse yalandan kurtulamaz.
Hükemadan bazısı şöyle dedi: "Kuşkusuz zirvesine ulaşmakve son noktasına varmak için ilim talep etmedim. Fakat asıl amacım,
bilmemekten mazeret sahibi olamayacağım şeyleri elde etmekti."
el-Mühelleb'e: "Neyle bu seviyeye ulaştın?" denildi. el-Mühelleb: "İlimle," dedi. Kendisine: "Senin dışındakiler, senin bildiğinden çok daha fazla şey biliyorlar ama senin seviyene
ulaşamadılar,"denildi. el-Mühelleb: "Şu yüklenilen ilim, bu da kullanılan ilimdir," dedi.