Çünkü o gün Nebi'yi sallallahu aleyhi ve sellem fitneye düşürmek isteyen ehli kitap olduğu gibi, bugün de İslami yapılara demokrasiyi ve parlamento vasıtasıyla İslam'a hizmeti dikta eden yine ehli kitap olan Batı'dır. Dün bugüne ne kadar benzemektedir. O gün ehli kitap, Nebi'yle uyum içinde yaşamak ya da ona iman etmek vaadiyle ondan Allah'ın bazı ahkamını tatbik etmemesini istiyordu. Allah ise onu bu fitneye karşı uyarıyordu. Bugün de Batı dünyası İslami hareketlere bir yol çiziyor: Demokrasi karşıtı ve batılla cihadı esas alan 'Radikal İslam', bir de legalleşme sürecini tamamlamış, asrın putu olan demokrasi ve seçim yoluyla varlık gösteren, halkın oylarına tabi olan, yönetime iştirak eden 'ılımlı/olumlu Müslümanlar'... Kur'an'ın ve sünnetin nurundan uzaklaşan, menkıbe ve hikaye kitaplarıyla zihnini bulandıranlar, Kelime-i Tevhid'in sadece iman esaslarını ispatla meşgul olan, inkar ve red kısmını gündemine dahi almayan düşünürlerin tek yönlü eksik bilgi sitemine tabi olanlar bu uyarıları ve fitneye düşürme çabalarını anlamıyorlar.