“Su ateşin üstünde kendini koyverir. Çünkü ateş kıyamdadır, su ise secdede. Her yürek taşıyamaz bu ateşi. Her göz yağmurları çağıramaz. Her gönül aşk denizine dalamaz. Su ateşi söndürür. Marifet suyla ateşi birlikte taşıyabilmektir. Akıl erdiremez buna her ruh. Aklı erenlere de mecnun denir.”
Tarihin amacı, sübjektif değer yargılarından uzak biçimde, geçmiş bir olayı izah etmektir. Siyasetin amacı da bunu yorumlamak, bugün ve gelecek için bundan sonuç çıkarmaktır. Hukuk ise sadece somut verilere bakar. Amacı kanıtlamaktır.
Saatlerin hayatı vardır. Sadece zamanı göstermez, zamanı da yaşarlar. Tik-tak sesleri kalp atışlarıdır. Alıp geçen zamanın şahididirler. Zamanı geri döndüremezsiniz, geri çağıramazsınız. Saatin akrep ve yelkovanını geri alabilirsiniz, ama geçip giden zaman ne akrep dinler ne yelkovan. Arkasına bakmadan gitmiştir. Ama saat eskise de tıklamaya devam eder.
Düzenli olmayan tek şey ölümdür, ruhların göçe çıkmasıdır. Şimşek gibi aniden çakar, her yerde ve herhangi bir zamanda karşımıza çıkar. Ölümden kurtulmak için paratoner yoktur. Kral, padişah, zengin dilenci, herkesi vurur. Azrail’in elindeki orak herkesi biçer.