Jader

“Ey rabbimiz, biz kendimize zulmettik! Eğer bizi bağışlamaz, bize merhamet etmezsen, mutlaka kaybedenlerden olacağız”(Araf23)
Sayfa 21·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bakara 35:Daha sonra dedik ki:” ey Adem, sen ve eşin cennette yerleşin. Oradaki nimetlerden dilediğiniz kadar, serbestçe yiyebilirsiniz. Fakat( kendinizi başıboş, müstakil ve kayıtsız zannetmeyesiniz ve size bahsettiğim özgür iradenin sınırsız olmadığını size daima hatırlatsın diye meyvesini yasakladığım) şu ağaca sakın yaklaşmayın, yoksa(büyük bir suç işleyerek kendinize) zulmetmiş olursunuz!”
Sayfa 21·Kitabı okudu
Bakara25: İman edip güzel davranış gösterenlere müjdele; onlar için yemyeşil ağaçlarının altından Irmaklar Çağıldayan cennetler vardır. Onlara ne zaman rızık olarak oradan bir meyve sunulsa,”Biz bunu daha önce de tatmıştık!” diyecekler. Çünkü onlara hep birbirine benzer nimetler verilmiştir. Ahiret nimetleri çok daha lezzetli ve üstün olmakla birlikte dünyadakilere benzeyecek ve her tadıldığında , bambaşka bir lezzet de olacaktır. Ayrıca onlar için orada tertemiz eşlerler vardır ve onlar ebediyen orada yaşayacaklardır.
Sayfa 19·Kitabı okudu
Münafıkların Durumu
Bakara -17: onların durumu ateş yakıp etrafı güzelce aydınlatmaya çalışan bir adamın çevresinde toplanıp, ateşin aydınlığından istifade eden insanların haline benzer. Bu örnekte ateş yakan kişi Resulullah, yaktığı ateş de, güneş gibi parlak mesajıyla inkar ve cehalet karanlıklarını yok eden Kur’an’dır. Ateş alev alev yanıp etrafını aydınlatmaya başlayınca, adalet ve doğruluk ilkelerine dayalı İslam sistemi toplumu egemen olmaya başlar. Bu durum adalete susamış mazlum halkı sevince boğarken, karanlık ortamda her türlü zülüm ve haksızlığı yapmaya alışmış olan zalimleri çileden çıkarır. Herkes gibi ışığı gören ve başlangıçta iman etme imkanına sahip olan bu insanlar; kibir, ihtiras, kıskançlık, cikarcilık gibi sebeplerle ilahi mesaja karşı düşmanca tavır takınırlar. Kan ve gözyaşıyla beslenen kölelik düzenlerinin sarsılmaya başladığını görünce de ışığa karşı amansız bir savaş başlatırlar. Bunun üzerine Allahın insan için var ettiği yaratılış kanunları devreye girer: Allah, bu nankörlerin gözlerinin nurunu ve hakikati görme yeteneklerini ellerinden alarak, onları karanlıklar içinde bırakır ve böylece, ışık kaynağının yanı başında, kopkoyu inkar karanlığına gömülürler. Öyle ki, artık en açık delilleri en açık mucizeleri bile görmezler
Sayfa 18·Kitabı okudu
Bakara suresi 7. Ayet: Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinin üzerinde de, Hakkı görmelerine engel manevi bir perde bulunmaktadır. Allahın koyduğu yasalar gereğince, bilerek ve isteyerek inkar tercih ettikleri için, doğuştan sahip oldukları ‘ hakikati keşfetme’ yetenekleri zamanla körelmiş ve işlevini göremez hale gelmiştir. İşte onlar için, dünyada da ahirette de büyük bir azap vardır. Kur’an ‘ ın rehberliğinden yüz çeviren toplumlar, dünyada ahlaki çöküntüler, ruhsal bunalımlar, toplumsal çalkantılar gibi felaketlerle karşılaşacak ve nihayet ahirette, ebedi azaba mahkum edilecektir.
Sayfa 17·Kitabı okudu