Jader

Bizim şairlerden Melih Cevdet Anday’ın bir kitabı var; adı Rahatı Kaçan Ağaç. Ben pek severim. Kitaba adını veren şiir küçük bir şeydir; ama güzeldir. Ezberi, ezberciliği pek sevmem ama, onu gönlümle ezberledim; durur durur okurum. Tanıdığım bir ağaç var Etlik bağlarına yakın Saadetin adını bile duymamış Tanrı’nın işine bakın Geceyi gündüzü biliyor Dört mevsimi, rüzgarı, karı Ay ışığına bayılıyor Ama kötülemiyor karanlığı Ona bir kitap vereceğim Rahatını kaçırmak için Bir öğrenegörsün aşkı Ağacı o vakit seyredin
Sayfa 111·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bak, örneğin bunu yapan bir kız çocuğu. Ama babası bağırmış ona. “Bu yaptığının günah olduğunu bilmiyor musun gıı? Yarın Allah, haydi ver bakalım canını derse, nasıl vereceksin?” “Canlı değil buba, bu küçük heykel!” “Ama insana benziyor!” “İnsana benziyor ama insan değil, heykel!” “İnsana benziyor; canı gerekir.” “Heykele can gerekmez buba!”
Sayfa 107·Kitabı okudu
Bizim bir şairimiz vardır; adı Fazıl Hüsnü Dağlarca’dır. Onun dediği gibi: Öyle dalmış ki Yüzyıllar süren uykusuna Uyandırmazsan uyanacak değil.
Sayfa 105·Kitabı okudu
Çoğu zaman kendine acıyordu.”Yahu benim yaşamda işim gücüm, hem de koşulum hep böyle ağlamak mı? Dışımdan ağlayamazsam, içimden ağlayarak yaşamak mı?”
Sayfa 104·Kitabı okudu
“Sayın dinleyiciler! Köylere kitap götürmek,çöle su götürmek gibidir!”
Sayfa 76·Kitabı okudu