Korku insanın gözünü kör eder, dedi koyu renk gözlüklü genç kız, Doğru söze ne denir, kör olduğumuz anda zaten kördük, korku bizi kör etmişti, korku yüzünden körlüğümüz sürecek, Kim söylüyor bunu, diye sordu doktor, Bir kör, diye yanıt verdi ses, sadece bir kör, buradaki herkes gibi. Bunun üzerine, gözü siyah bantlı yaşlı adam, Körlük olabilmesi için kaç kişinin kör olması gerekir, diye sordu. Bu soruya kimse cevap veremedi.
…,sadece kuru ilimle bu manevi yolculuğu gerçekleştirmek mümkün değildir. Bu iş "hâl" işidir. Yani, bir kimse bütün bu makamları ilmen bilse, fakat "yakîn" ilminden, "hâl"den ve zevkten yoksun olsa ona "sâlik" denmez. Onun durumu balın tatlı olduğunu öğrenmiş fakat hiç bal tatmamış olan kimseye benzer.