Dilini tutan kötülüklerden kurtulur. Dişler taş, dil çakmak, söz ateştir, söyleyen almaktır ve işiten ya pamuk dükkanı veya baruthanedir. Pamuk veya baruta çakmak çakan divanedir.
Çığ düşmesi ya da kayaların yıkılması ansızın olur biter; oysa kayan toprak korkunç bir güçle, ağır ağır ilerler. Hiçbir kuvvet durduramaz bu dev kütleyi.
Aynı korkunç durum insanoglunun başına da gelebilir. Alt edemediği celiskileriyle baş başa kalan, güçlükleri yenmek için çırpınan insan, içine düştüğü durumu kimseye acmaksızın büyük bir sarsıntının etkisine girer. Durumunu başkalarına açsa bile onu anlayan, yardım elini uzatan çıkmayacaktır. Bunu bildiği için korkusu daha da artar, kendini sarsıntının etkisine iyice kaptırır.
Dünyanın nasıl nir düzen üzerine kurulduğu anlaşılıyor. Olaylar öylesine korkunç, mantığa uygun, birbirine bağlı ki! Ortada bir son var, ama bu sonun ardından yeni bir yaşam başlıyor. Sürüp gidecek yeni bir yaşam...
Aslında noel ağacında değildi çekicilik; yeni yılın getireceği mutluluklar, onların büyük değişiklik beklentileri topluyordu hepsini ağacın çevresinde.