Önce bir yazarıyla tanışmamı anlatayım.
Ahmet Ümit'i hep duyardım, polisiye pek okumadığım için merak da etmezdim. Bu sene bir kitap fuarına geleceğini öğrenince kaptım bir iki kitabını gittim. Bir yandan sahnede duran Ahmet Ümit'i dinliyordum (öylesine... Gelişi güzel... Hiçbir şey düşünmeden... Belki doğru düzgün anlamadan...), bir yandan da arka sıralara kalmamak için daha adam konuşmasını bitirmeden oluşan uzun sıranın kuyruğunda bekliyordum.
Sonunda konuşma bitti, sıcak havanın kavuruculuğuyla sıra yavaş yavaş ilerliyordu.
Fazla tanınan yazarların imza günleri bana pek samimi gelmez.. Ahmet Ümit'in yanında bir adam duruyordu ve iki kitaptan fazla imzalatılmayacağını söyleyip elimde duran Aşk Köpekliktir, Aşkımız Eski Bir Roman ve Bir Aşk Masalı kitaplarından ikisini elimden aldı. İmzalattım, fotoğraf çekildik ve elimde imzalanmamış olan Aşkımız Eski Bir Roman kitabıyla birlikte sitemle kaldım. Nedense bir sinir olmuştum, sonuçta o kadar hayranı olduğum bir yazar değildi, kitaplarını imzalamak için almıştım. Şimdi bu kitabı ne yapsam ne etsem derken aklıma bir şey geldi. Fuarda Yapı Kredi Yayınları'na gidip kitabı iade etmek istedim. İade yerine stand görevlisinin önerisiyle bir Yaşar Kemal kitabı aldım :)))
Ve yazarıyla böyle tanıştığım kitabı 5 gün önce okumaya başladım...
İsmini beğendiğim için alıp arka kapağını bile okumamış, hatta öykü kitabı olduğunu bile anlamamıştım. Tâ ki ilk öykünün sonuna gelene kadar. Meğer kitapta 11 öykü yer alıyormuş. Ne bileyim Ahmet Ümit deyince bir polisiye romanına başlayacağımı düşünüyordum.
Sandığımdan daha akıcı bir üslupla, polisiyeci kimliğini az çok muhafaza ederek mükemmel öyküler çıkarmış ortaya. Özellikle ilk hikayesi ve kitaba da ismini veren Aşk Köpekliktir öyküleri ayrı dikkat çekici.
Bu kitabında "Aşk nedir?"