.. yine de, evlenmenin bir bakıma gerekli olduğunu kavrayabiliyordu: Eğer evlilik kötüyse, onun alternatifi daha da kötüydü. Bir an için; keşke evli olsaydım şimdi, diye düşündü. Kadın dırıltısı, kavgalar, yanık yemekler, çocuk ağlamaları, kaynana... Bu başıboş, korkunç hürriyetten belki çok daha iyiydi bütün bunlar. Hiç değilse, yaşadığın şeyin gerçek bir hayat olduğuna emin olabilirdin o zaman.
Ahh bu kadınsızlık! Belki insan evli olsa daha başka türlü düşünebilirdi. Ama evlenmemeye yemin etmişti o. Evlilik, para tanrısının bir tuzağından ibaretti. Bebek arabası sürmek ve arada sırada biraz kaçamak.. Ve eğer bir de hanım bu kaçamaklarin farkına varırsa!..