Gece burada tek başına bir adam düşün,işte ya kitap okuyor ya da bir şeyler düşünüp öylece oturuyor.Bazen düşüncelerini birine söylemek ister doğru mu yanlış mı diye ama kimsesi yoktur işte.Bir şey görünce bile onu gördüğünden tam emin olamaz gösterecek kimsesi olmadığından.Yanındakine dönüp ‘Gördün mü sen de?’ diye soramaz ki.Bilemez ne gördüğünü.Soracak kimsesi yoktur ki.
Biri ötekine anlatıp duru,ötekinin duyup duymadığının ya da anlayıp anlamadığının hiçbir önemi yoktur.Konuşuyorlar ya da hiç konuşmadan karşılıklı oturuyorlardır ya,önemli olan budur işte.Karşıdakinin dinleyip dinlememesinin hiç ama hiç önemi yoktur.
İnsanın yüreğinin iyi olması için akla ihtiyacı yoktur.Bana zaten bu ikisi birlikte pek olmuyor gibi geliyor.Gerçekten akıllı bir adama bakıyorsun,hiç de iyi biri olmadığını görüyorsun.