"Bana öyle geliyor ki, sizin gülmenizle kızmanız, iltifat etmenizle azarlamaniz arasında hiçbir fark yoktur. Size ait hiçbir şey çirkin olamaz sanıyorum."
H")
Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görünmeyen sisli ve yapalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne gibi bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı?
Ben şuna inanıyorum ki, üç buçuk günlük ömrümüzü kendine zehir etmemek için ne mazideki hayatımıza ve kaçırdığımız fırsatlara, ne de istikbalin olmayacak hülyalarına kulak asmayarak bugünümüze hapslup yaşamalıyız. Her hadisenin insanı eğlendirecek bir tarafı vardır.