Riviere’e göre insanlar şekil verilmesi gereken, el değmemiş bir balmumu gibiydi. Bu maddenin ruhunu yaratmak, ona bir irade vermek gerekir. O yüzden o insanları kendine köle etmeyi düşünmezdi, sadece onları kendi varoluşlarının dışına çıkarmayı isterdi.
Riviere’e göre bu kurallar bir dinin saçma görünen fakat insanların düzenini sağlayan kurallarına benziyordu. Adaletli ya da adaletsiz görünmek Riviere’nin umrunda bile değildi.