Kitapseverbiri

Kitapseverbiri
@_Sade1okur
9/10
·392 syf.··
2026 24. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 11:22
Kitap iki hikayeden oluşuyor. Birinci bölümde roman yazmak isteyen Bünyamin'in, ikinci bölümde ise Hindistan'da dünyaya gelen vezirin oğlu, ilim insanı Gülbadem'in hikayesi anlatılıyor. Bünyamin sevdiğini kaybederek girdiği bunalımdan kurtulmak ve aynı zamanda hayalini kurduğu kitabı yazmak için karlı bir kış sabahında Doğu Ekspresi treni ile Kars'a gidiyor. Kars'ın ücra bir köşesinde herkesten uzak bir ev tutuyor. Zamanla komşusu olan Besti Nine ile tanışıp, evine gidip gelmeye başlıyor. Besti Nine'nin garip davranışları ve odadan gelen bilinmeyen sesler Bünyamin'in merak duygusunu uyandırıyor. Sonunda Besti Nine'nin canı pahasına sakladığı yüzlerce yıllık bir sırrı öğreniyor... 18.yy İstanbul'unun Galata'sında ise Bünyamin ve Besti Nine'nin yerini Gülbadem ve Zencefil (namı diyar Şekerbaz) alıyor. Zencefil 266 yaşında bir papağandır. Babası tarafından Sunullah Efendi'nin yanına gönderilen Gülbadem ise burada hem ilim öğreniyor,hem de sırılsıklam aşık oluyor. Bir taraftan sevdiğine kavuşmaya çalışıp, diğer taraftan ise felakete sürüklenen İstanbul'u kutarmaya çalışıyor.Sonunda bütün sırlar çözülür ve hikaye de burada son bulur. Yazardan okuduğum ikinci kitap ve bu kitabını da çok sevdim.Büyülü gerçeklik tekniğiyle yazılmış olup ,oldukça akıcı ve merak uyandırıcı,hem gülümseten,hem hüzünlendiren, edebi açıdan da oldukca güçlü bir eser. Osmanlı'yı, 18. yy İstanbul'unu, Galata'yı, aşkı,iyi-kötü, güzel-çirkin kavramlarıyla birlikte,gelecekten geçmişe, bugünden Osmanlı'ya uzanan zamanın ve mekanın ötesine geçmek isteyenlere tavsiyemdir.
1000Kitap
Uzakların ŞarkısıKaan Murat Yanık · Ketebe Yayınları · 20234,762 okunma
Reklam
10/10
·512 syf.··
2026 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2026 00:00
Elbet bir gün buluşacağız... Öyle güzel, öyle duygulu bir kitap okudum ki ne yazsam eksik kalır. Yazardan okuduğum ilk kitap ama son olmayacağı kesin kalemini,dilini o kadar çok sevdim ki hem elimden bırakamadım hem hiç bitmesini istemedim. İsmail Hakkı Tonguç ve Hasan Ali Yücel önderliğinde kurulan Köy Enstitülerinin nasıl yapıldığını,nasıl eğitim verdiğini, ülkemiz için sağladığı faydaları ,tek amaçları ülkesini kalkındırmak olan öğrencilerin verdiği çabaları ve 17.000 mezun verdikten sonra kapanma sürecini anlatan, başta eğitimin önemini ve vatan sevgisini vurgulayan muazzam bir kitap.Öyle donanımlı ve bilgili öğrenci mezun eden bu okulların kapanmasının ülkemiz adına alınmış en büyük yanlışlardan biri olduğunu bir kez daha anlamış oldum bu kitaptan sonra. İşte bu Köy Enstitülerin de eğitim alıp yetişenlerden biriydi Hamdi amca da.Eğitimini Hasanoğlu Köy Enstitüsü'nde alıp oradan mezun olmuş.Buraya gelene kadar köyünden dışarı adım atmamış bir genç. Burada aldığı donanımlı ve mükemmel eğitim sayesinde öğretmen olup birçok öğrencinin kalbine dokunup,hayatını değiştirmiş,yurda yararlı birçok değerli insan yetiştirmiş. Burada sadece eğitim almamış hayatı boyunca seveceği biricik eşi Asude'sini de burada bulmuştur. Henüz iki yaşında babasının ölümünden sonra, annesiyle birlikte New York'a yerleşen Yasemin'in hikayesini okuyoruz. 32 yaşında başarılı bir avukat Yasemin. Bir gün dedesinin vefat haberiyle birlikte ondan kalan miras olarak bıraktığı emaneti almak için vatanına döner. Emanet dedesi tarafından yapılan bir kutuda saklıdır. Bu kutu içinde dedesinin ona yazdığı günlükler ve birkaç değerli eşyadan ibarettir. Bu günlükleri okumasıyla birlikte hem geçmişe bir yolculuk yapar,hem değişimin ilk adımlarını atar... Hamdi amca ve Asude hanımın naifliği,
EmanetBige Güven Kızılay · İnkılâp Kitabevi · 2025978 okunma
8/10
·520 syf.··
2026 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2026 09:02
"Küçük bir kızdım sonra değildim. Bacha Posh'tum sonra değildim. Kız evlattım sonra değildim. Anneydim ve sonra değildim." İki farklı zaman diliminde, Afganistan'da yaşayan eşitsizliğe, baskıya,zulme karşı göğüs geren iki kadının Rahima ve onun büyük büyük annesi olan Shekiba'nın dokunaklı hikayesi. Rahima, madde bağımlısı bir babanın beş kızından biridir. Erkek olmadıkları için okula gidemeyen, sokaklarda oynayamayan, özgürlüğü kısıtlanmış kızlardan. Rahima'nın annesi oğlu olmayan ailelerin sıkça başvurduğu, ülkede yaygın olan Bacha Posh ( oğlu olmayan ailelerin kızlardan birini ergenliğe girene kadar erkek kılığına sokup,erkek gibi davranmasını sağlamalarıdır) geleneğine başvurması sebebiyle Rahima hayal bile edemeyeceği bir özgürlüğe kavuşur. Fakat bu özgürlüğün de bir sonu vardı ve uzun sürmeyecekti. Rahima'nın büyük büyük annesi olan Shekiba'da zamanında Bacha Posh geleneğinin uygulandığı, Rahima ile aynı kaderi paylaşan kadınlardan sadece biridir. Rahima ve Shekiba istedikleri bu özgürlüğe kavuşabilecekler mi? Bizler için çok sıradan olan hayatların bazı kadınlar için lüks ve ulaşılamaz olması gerçekten çok üzücü.Bir eşya kadar değeri olmayan, hiçbir yere sığmayan görülmeyen,duyulamayan kadınların kaderlerine karşı vermiş oldukları savaşın öyküsünü okuyoruz. Anlamadığım aynı kaderi yaşamış kadınların bile güce ulaştıkları ilk fırsatta diğerini ezmesi ve eziyet etmesiydi.Zaten erkekler yeterince eziyet ederken kadının kadına düşmanlığı neden? Yorumumu bitirmeden önce bizi diğer kadınlardan ayıran, birey olma hakkı tanıyan,toplumda söz sahibi olmamıza imkan veren Atam'ı anmazsam olmaz. Sonsuz şükranlarımı sunuyor,rahmetle anıyorum.
Kabuğunu Kıran İnciNadia Hashimi · Arkadya Yayınları · 20191,550 okunma
10/10
·1552 syf.··
2026 11. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 18:11
Genç bir denizci olan Edmond Dantes'in hem intikam hikayesine hem de yeniden doğuşuna şahit oluyoruz. Okumaktan çekindiğim ve sürekli ertelediğim bir kitaptı fakat son sayfayı kapattığımda iyiki okumuşum dediğim kitaplar arasında yerini aldı. 20'li yaşlarında başarılı bir denizci olan Edmond Dantes sevdiği kızla tam evlenecekken,kendini kıskanan arkadaşlarının ihanetiyle iftiraya uğrayarak 14 yıl boyunca kalacak olduğu lf Şato'sunda zindana atılır. Burada kendisi gibi mahkum olan rahip Faria ile tanışır. Faria E.Dantes'e hayatı boyunca öğrendiği bütün bilgi birikimlerini aktarır. Bununla da kalmayıp ona hayatını değiştirecek,dönüşümünün temellerini atacak olan kimsenin bilmediği bir sırrı paylaşarak bir adanın yerini söyler. Aradan geçen yılların ardından yeniden ayağa kalkan, güçlenen, yaşadıklarıyla yüzleşip intikam yemini eden Edmond Dantes artık Dantes değil Monte Kristo Kontu'dur. Edmond'un bu dönüşümüne şahit olmak gerçekten muazzamdı. İntikam almanın kişiye ne kazandırdığını, ne kaybettirdiğini sorgulatan affetmenin ne demek olduğunu öğreten bir adalet romanı. Adaletin er ya da geç tecelli edeceğini, sabrı, inancı,bilgiyi,aşkı, ihaneti,affetmeyi,yalnızlığı ve insanın vicdanıyla yüzleşmesini anlatan, kurgu içinde kurgu okuyacağınız, oldukça akıcı ve sürükleyici harika bir klasik. Kitabı çok severek okudum ve gönülden tavsiyemdir.
1000Kitap
Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım)Alexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202037,1bin okunma
8/10
·104 syf.··
2026 10. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2026 21:06
"Hayat bir yokuş. Benim çocuklarımın yokuşları ise,çok daha dik..." Fournier engelli iki çocuğa sahip bir baba. Kitapta çocuklarıyla yaşadığı çaresizliği, zorluğu, kabullenişi ,kırılan umutlarını,çektiği acıları,sağlıklı çocukları gördükçe kendi çocuklarıyla karşılaştırmasını, yaşanması mümkünken yaşayamadıkları hayallerini hiç süslemeden, uzatmadan kara mizah katarak anlatıyor. Bu şekilde çocukları olan ailelerin sesi olan, onların yerine kendimizi koyarak neler hissettiklerini ne zorluklar yaşadıklarını bir nebzede olsa anlamamızı sağlamak istemiş yazar. Aslında sağlıklı birer birey ve sağlıklı evlatlara sahip olmamızın ne kadar kıymetli olduğunu anlatan, farkındalık açısından okunması gerektiğini düşündüğüm, aynı zamanda severek okuyup tavsiye ettiğim kendi kısa duygusu yoğun bir kitap.
1000Kitap
Nereye Gidiyoruz Baba?Jean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20255,1bin okunma
Reklam