Zamanla anladım ki insanın en büyük yolculuğu bir yere değil, kendi içine doğru olandır. Ne kalabalıklar iyileştirir, ne de açıklamalar. Bazı yaralar konuşuldukça değil, sessizlikte kabul edildikçe kabuk bağlar. Hayat bana kaybetmenin sadece eksilmek olmadığını; bazen fazlalıklardan kurtulmak olduğunu öğretti.
Artık acelem yok. Çünkü büyümenin gürültüsü olmaz. İçimde sustukça kök salan bir bilgelik var; her şeye yetişmeye çalışmayan, her şeyi anlamak zorunda hissetmeyen. Göğe baktığımda cevap aramıyorum, teslim oluyorum.
Belki de olgunluk, her şeyin neden olduğunu değil; her şey olurken kendinle kalabilmeyi öğrenmektir. Ve ben, tam da burada, hiçbir şey olmuyormuş gibi görünen bu anda, içimde en büyük dönüşümü yaşıyorum.