Tarih bize sömürgeciliğe karşı savaşın doğallıgında ulusal bir perspektife dahil olmadığını öğretir. Uzun süre, sömürge insanı enerjisini zorla çalıştırına, bedensel cezalar, ücret eşitsizliği ve sınırlı siyasal haklar gibi bazı adaletsizlikleri sona erdirmek için harcar. Insanlığın ezilmesine karşı bu demokrasi savaşı yavaş yavaş neo-liberal ve evrenselci kafa karışıklı ğından uzaklaşarak bazen zor da olsa bir ulusluk talebine ulaşır. Ama seçkinlerin hazırlıksızlıgı, onlarla kitleler arasında pratik bağ yokluğu, tembellikleri ve, evet bunu da söyleyelim, mücadelenin belirleyici anındaki korkaklıkları trajik sınavların ve büyük sıkıntıların nedenleridir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!