Dondu o anda düşüncelerim; içimde acayip bir hayat oluşuyordu. Varlığım çevremdeki bütün varlıklarla, etrafımda kımıldaşan bütün gölgelerle bir bağlantı kurmuştu. Ta derinden, çözülemez bir biçimde dünya ile birleşmiş, varlıkların ve tabiatın ahengine katılmıştım. Benimle tabiatın bütün unsurları ara sında, görülmez tellerle, bir ıstırap akımı başlamıştı. Hiçbir fikir ve hayal, bana gayrıtabii gelmiyordu. Eski minyatürlerdeki rumuzları kolaylıkla çözebilir, çetin felsefe kitaplanndaki sırlara, biçim ve türlerdeki ezeli aptallıklara erişebilirdim. Çünkü o anda yeryüzünün, gökyüzünün dönüşüne, bitkilerin büyümelerine, canlıların devinimlerine katılmıştım, ortaktım onlara. Geçmiş gelecek, yakın uzak, his hayatımla eş ve ortak olmuşlardı.
şayet yarın ölürsem, henüz kendimi tanımamış olmaktan korkarım. Çünkü hayatın tecrübeleri içinde başkalarıyla aramda ne kadar korkunç bir uçurumun olduğunu fark ettim. Bu şekilde mümkün mertebe sessizliği seçip düsüncelerimi kendime saklamam gerektiğini anladım. Su an yazmaya karar kıldıysam sadece ve sadece kendimi gölgemle tanıştırmak isteyişimdendir. Duvarın üzerinde eğilip duran ve ne yazarsam iştahla yutan gölgem! Onun icin denemek isterim. Belki bu şekilde birbirimizi daha iyi tanıma fırsatmiz olur. Çünkü herkesle ilişkimi kestiğim günden beri kendimi daha iyi tanımak istiyorum.