İnsanların yaşamı bir dizi rastlantıdan oluşuyordu. Şimdi uygarlık rastlantıyı kovdu, beklenmedik hiçbir şey yok artık. Beklenmedik düşünceler ortaya çıkarsa iğnelemelerin sonu gelmez; beklenmedik olaylar karşısında korkuyla alçalırız. Ve korku bize hangi çılgınlığı yaptırırsa yaptırsın bağışlanır. Çok can sıkıcı, yozlaşmış bir yüzyil bu!
Ciddi bir işle ilgilenmeye kalktığında zihni onu yüzüstü bırakıyordu; daldığı işten bir çeyrek sonra yüreği çarparak, kafası allak bullak olmuş bir halde uyanıyor, tek bir şey düşlüyordu: "Beni seviyor mu?"
"Üstelik de ulu Tanrım!" diye ekledi içinden gelen ağlama arzusunu bastırarak, "Kusursuz bir adam değil mi? Bu yüzyılda verilen en itibarlı eğitimi almış; ona bakanlar onun hoş ve zeki bir adam olduğunu hemen anlarlar, ustelik yurekle de...