"Yalnız budala biri başkalarına kızar," dedi içinden;" Taş ağır olduğu için düşer. Hep böyle çocuk mu kalacağım? Bu insanlara ruhumdan ancak paraları kadar pay verme alışkanlığını ne zaman kazanacağım? Hem onlar tarafından sayılmak, hem kendime saygı göstermek istiyorsam, onlara zenginlikleriyle yalnızca yoksulluğumun pazarlığa girdiğini, yüreğiminse saygısızlıklarından fersah fersah uzakta, o küçük aşağılama ya da kayırma gösterileriyle erişemeyecekleri yüksek bir yerde durduğunu göstermeliyim."
Zihni birbirleriyle çelişen, acı veren imgelere takılıp kalmıştı. Kimi zaman sevilmemekten korkuyor, kimi zaman işlediği suç yüzünden ertesi gün boynuna zina yaftası asılarak Verrières meydanındaki teşhir direğine bağlanacakmış gibi azap çekiyordu.