...
Günle yarışan bedenime dokunsam
Acıyor mu vurdukları yer eskisi kadar
Belki de alıştım
Ses vermiyor özlediğim, susturmuşlar
Yok, sevgiden yandım
Savatlı gümüşüm, eskimezdim
Sabrı deniyorum
▪Gülten Akın
Çiçekler sulasan,
kurumuş yaprakları kessen
Sözgelimi tırnaklarını yemesen
Akşamları erken yatsan iyi olur.
İyi olur elbet
Yani şu süsenler, kır menekşeleri yok mu
Ne desem
Denizin bir tenhalıkla uyumu
Kayboldu
Kış çoktan unutuldu da ondan.
Bir akşam
Bir manav bütün hüznüyle konuştu
Salatalara vuran bir ışığın altında
Sanki Ortaköy’ de yarısı yanmış bir kışla
Gene böyle bir sonuçtu
Kış unutuldu kardeşim.
Artık
Hiçbir ayak sesi birbirine benzemez.
...
▪Edip Cansever
...
Bingöl'le İstanbul arası
Otobüsle kaç saat
Yani İstanbul'la Bingöl arası
Kaç saat otobüsle
Kimine göre günlerce
Kimine göre birkaç saniyedir
Çünkü özlemler çeşit çeşit
Özlemler ki binlerce
Ah sevdadır ancak onları birleştirir
Sündikan dağlarından aşağı
Isparta biraz gülümser
Isparta'nın ortası denizli çarşı
Balıklar cansız yüzer
Ey ülkesiz özlem, sen şimdi biraz dur
Bir kadın neden olmayasın ya da yitik bir erkek
Ah evet
Size de sormak gerek
Ey uçurumlar, köprüler
Kış neden unutuldu
...
▪Edip Cansever
...
Mersin körfezinde batık bir gemi
Üstünde kuşlar yüzen bir gemi
Kaptanı Seyhan suyunun başında
Keklikle rakı içer
Atar ruhunu bazen sulara
Akışına suların
Yani eliyle Kars'ı gösteriyordur Kars'ta
Erzurum’da Erzurum'u
Bazen de
Kör bir tüfeğin ucuna o ruhu
Kuşlardan kuşlar çıkarır, kuşlara kuşlar ekler
Yepyeni bir kuş yaratır
Tüyleri kalbini saran
Seyhan suyunun başında
Ne olursun yolcu dokunma ona
Bak, kan kırmızısı gözlerinin kenarı
Benimle konuş istersen
Dedim ya benimle konuş
Yolcu
Üsteleme kardeşim hangi kış unutuldu
...
▪Edip Cansever