Her davranış ince, görünmez lastiklerle bağlıdır düşüncelerine. Davranışı değiştirmek, terk etmek istersin. İleri doğru adım atarsın. Bir bakarsın ki esniyor lastik, ilerlemeyi başarıyorsun. Sonra birden bir boşluk anı doğar ve dengeni, gücünü kaybedersin pattt diye hızlıca başladığın yere çekilirsin lastik tarafından. Bu geri çekilme o kadar hızlı olur ki canın yanar, tekrar ileri adım atmaya korkarsın. Yorulmuşsundur tek başına denemekten ve başarısız olmaktan… bir daha asla asla dersin. Bir gün biri gelir “yalnız değilsin, ben varım der” lastiğin seni geri çekmesinden daha kuvvetli ileri çeker. O seni çektiği sürece, adım atma cesaretin de olur düşüncelerinden uzaklaşma da. Taa ki o da seni bırakana kadar. Ama o bırakmadığı sürece değişimin kapıları açılmıştır. Belki de o kadar ileri götürür ki seni. O lastik kopar… ve sen artık özgürlüğüne kavuşursun… seni ileri çeken olsa da olmasa da….