Ülkü Armut

“Sen benim bir parçamsın, bir gün seni kaybettiğimde bir parçamı kaybetmiş olacağım.”
Sayfa 256·Kitabı okudu
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Aralarındaki benzerlikler acılarını da benzer kılıyordu ama acıyı taşıma biçimleri birbirinden tümüyle farklıydı.
Sayfa 254·Kitabı okudu
Birbirini seven iki insanın düşebileceği en kötü duruma düştüklerinin farkındaydı, sevgi asla kaybolmayacak bir biçimde canlıydı ama aralarındaki ilişki çürüyüp eski bir köprü gibi yıkılmıştı. Bir nehrin iki kıyısında kalmışlardı. Birbirilerini görüyorlar, rüzgârın kelimelerin çoğunu uğultusuyla boğduğunu bile bile birbirlerine sesleniyorlar ama birbirlerine ulaşamıyorlardı.
Sayfa 204·Kitabı okudu
Ölüm, hayatın acılarını anlamsızlaştırmaya, insanların hayatı bambaşka bir ışın altında görmelerini sağlamaya muktedir de olsa, insan, yapısı gereği, ölüm fikrini bütün gerçekliğiyle çok fazla içinde barındıramaz. Ölüm, insan ruhunun duvarlarını, oralardaki eski acıları kapatarak bir başka renge boyar ama bir süre sonra, eski boyaları kazınmadan badana yapılmış bir duvar gibi insanın ruhundaki asıl renkler yavaş yavaş ortaya çıkar.
Sayfa 180·Kitabı okudu
Çektikleri büyük acılardan kurtulamayan insanlar bazen çareyi bir başkasını kurtarmakta bulurlar, bunu bir dindarın adanmışlığıyla yaparlar..
Sayfa 162·Kitabı okudu