Umut Çöpoğlu

Umut Çöpoğlu
@_Umutlubir_umut
Kuvva, bire kadar kırılmadıkça bu memlekette umut tükenmez. Kemal Tahir
Savaşın Şiddeti
Mermiler, zehirli gazlar, tank filotilaları. Ezilmek, parçalanmak, ölüm. Dizanteri, grip, tifüs... Boğulmak, yanmak, ölüm. Siper, hastane, toptan gömülme.. Dahası yok bunun.
Sayfa 566 - Paul·Kitabı okudu
Reklam
Askere Vatanı Tarafından Barış Gözükürse
Milletlerin birbirine karşı itildiklerini; susarak, cahilce, delice, uysal ve masum, birbirlerini öldürdüklerini görüyorum. Dünyanın en zeki kafalarının, silahları ve sözleri, bu işleri daha ustaca yapmak, daha devamlı kılabilmek için icadetmiş olduklarını görüyorum. Bunu burada karşı tarafta yaşamın bütün insanları, bütün dünyada benimle birlikte görüyor; benim neslim bunu benimle birlikte yaşıyor. Günün birinde karşılarına dikilsek de hesap sorsak, ne derler babalarımız? Bir gün gelir de harp biterse, bizden ne beklerler? Yıllar yılı bizim işimiz öldürmek oldu... hayatta ilk mesleğimiz bu oldu. Hayat namına bildiğimiz şey ölümden ibaret. Bundan sonra artık ne olabilir? Bizim halimiz ne olacak?
Sayfa 532 - Paul·Kitabı okudu
Hava Basıncı
"Garip şey!" Diyor uzman asker Kat. "Birkaç kere daha görmüştük böylesini. Havan topu gümledi mı insanın üstündekileri koparır atıyor. Hava basıncı yapıyor bu işi."
Sayfa 418 - Kat·Kitabı okudu
Hangimiz Vatanı İçin Savaşıyor?
İnsan düşündükçe komik geliyor! Diyor, Onbaşı Kropp. "Biz vatanımızı savunmak için buradayız. Ama Fransızlar da kendi vatanlarını savunmak için burdalar. Peki kim haklı ha?" Ben iki tarafta diyorum, inanmaksızın. "Olabilir" diyor Albert Kropp. Beni çıkmaza sokmak istediğini anlıyorum yüzünden. "Fakat bizim profesörler, rahipler, gazeteler yalnız bizim haklı olduğumuzu söylüyorlar; Dileriz öyle olsun! Fransız profesörleri, rahipleri, gazeteleri ise yalnız kendilerinin haklı olduğunu söylüyorlar; peki, bu nasıl oluyor? Ben, "bilmem orasını" diyorum. "Her ne hal ise, harp var ya! Her ay da yeni milletler giriyor harbe!" (Birinci Dünya Savaşı)
Sayfa 409 - Onbaşı Albert Kropp, Er Paul·Kitabı okudu
Vatanı için Savaşan Bir Askerin Eski Hayatını Özlemesi
Yan yana kitap sırtları. Hepsini bir bir tanıyor, onları yerleştirişimi hatırlıyorum. Bakışlarımla yalvarıyorum onlara: Konuşun benimle, alın beni ey eski hayatım, al beni ey tasasız güzel hayat yeniden al beni! Bekliyorum. Hayaller geçiyor gözlerimin önünden durmuyorlar, sadece gölge ve hatıra bunlar. Yok...yok. Sabırsızlığım artıyor. Korkunç bir yabancılık duygusu, ansızın yükseliyor içimde. Eskiyi bulamam kayıp, ben dışındayım buranın. Yalvarsam da çırpınsam da hiç bir şeyin kıpırdadığı bile yok; soğuk, üzgün bir mahkûm gibi oturuyorum işte. Eski güzel günler yüz çevirmiş benden...
Sayfa 353 - Paul·Kitabı okudu
Reklam