Boşuna demezler, Kürd'ün kıyılarına esaret dalgaları çabuk vurur diye. Bir su gibi önce kadını önüne katıp sürükleyecekti. Toprağından koparılmış, katledilmiş, tecavüze uğramış, satılmış, göçertilmiş ve yaşama yabancı kılınmış kadının derin ızdırabıydı bu; "etkili bir psikolojik savaş yöntemi" dendi adına, esaret bindi mazlum halkların boynuna. Kadının ruhu çalındı, isimsizleştirildi ve pazara sürüldü; "yönetimden dışlananların öfkesi" dendi, halklar yola düştü, göç savurdu kendi topraklarından onları. Kadından soykırıma uzanan yol böyle açıldı..