- Vaktiyle dedi bir pehlivan varmış, Ama cihan pehlivanı ....
Dermiş ki adımı işitince kimse benim ile güreşmeye cesaret edemez. Fakat ben vücuduma öyle bir suret yaptırayım ki gö ren, yenilmez cihan pehlivanı geliyor diye bir, köşede büzülsün, bunun için en iyi suret göğsüme bir arslan resmini yaptırmaktır.
Pehlivan karar verdi mi, verdi, hemen: soluğu, demirci dükkanında alır, bağırır:
- Hey .. DemireL. Gel buraya!..
Demirci pehlivanın heybetinden titreyerek yanına varır, etek öper, selam verir.
- Emret pehlivanımı der ..
Pehlivan:
- Benim göğsüme bir aslan, dövmeden bir aslan resmi yap ki, bunu canlı aslanlar görse haykırarak yolurodan kaçsınlar, o kadar heybetli olsun, çok heybetli aniadın mı? demiş, demirci de:
- Anladım! Diye cevap vermiş, bilirsin ya, dövme, vücut demirle delindikten sonra üstüne barut dökülerek yapılır. Peh livan abasını çıkarmış, iskemieye oturmuş, göğsünü dimdik çıkarmış .. Ve son def a olarak, kükrer gibi bağırmış:
-- Aslan çok heybetli olacak haaaa!!!
Demirci eline sivri demiri almış, bir eline çekici, heybetli as lan resmini yapınağa başlamış. İlk çekiçte bir ses, bir gürültü:
- Aman, aman .. Amannnn!
- Ne oldu .. Pehlivanım?
- Aman, amaaan!
- Emret pehlivanım!..
Yara yerini göstererek:
- Burası aslanın neresi?..
- Aslanın kuyruğu ..
- Gel şu hayvanın kuyruğu olmasın!
- Baş üstüne pehlivanım,.
Demirci bir elinde demiri, bir elinde çekici heybetli aslan resmini yapınağa koyulmuş. Bu sefer pehlivan inlemiş ..
- Oooof, Ooof .. Bu aslanın neresi?
- Pehlivanım bu, aslanın yelesinin ucudur ..
- Haydi demirci, bu aslan yelesiz olsun, ..
Demirci baş üstüne demiş ..
Bir elinde demir öbüründe çekiç tekrar heybetli resme baş lanmış.
Pehlivan gene:
- Aman, aman burası aslanın neresidir? Gözleridir efendim gözleri.
- Gözsüz olsun bu