Bilincinde olsak da olmasak da hayatımız; içimizdeki imge, inanç, beklenti, varsayım ve fikirler tarafından derinden etkilenir."Hayatta hiçbir şey benim için yolunda gitmiyor." ya da " Ne denersem deneyeyim başarısız olacağım." ya da "Zayıf bir bağışıklık sistemim var." gibi içsel etiketler hayatımızı nasıl yaşadığımızı etkileyerek yeni deneyimleri algılama biçimimizi ve nasıl iyileştiğimize tesir eder.
İnsan, bütünün bir parçasıdır... (Ancak) Kendisini, düşüncelerini ve duygularını, diğerlerinden ayrı olarak deneyimler; bu, bilincinin yarattığı bir çeşit optik yanılgıdır.
Albert Einstein
Ne yazık ki geçmiş hakkında bir şey söylememek yeni nesili korumak konusunda pek işe yaramıyor. Gözden ve hafızadan saklanan, nadiren yok olur. Tam tersi, çocukların belirtilerinde ya da davranışlarında sıklıkla ortaya çıkar.
Kendi içinizde geçirdiğiniz zorlu zaman (sürekli endişelenmek, baskın duygular, sinir bozucu hisler) duruşma ya da mahkûmiyet olmadan verilmiş bir müebbet hapis cezası gibidir. Korku ve endişeler gününüzü ve yaşamınızı sınırlandırarak dünyanızı küçültür ve canlılığını yok eder. Bu şekilde yaşamak çok yorucu olabilir.