"Sonra beni sadece küçümserler albayım, ilgi filan duymazlar. İstediğim gibi de dinlemezler. Kaç kere gözümle gördüm itirafçıların acıklı durumunu, arkalarından nasıl alay edildiğini.."
Onlarla kafamda konuşuyorum albayım; fakat gene söz dinletemiyorum. Hayallerimde bile yenik düşüyorum. Günlük dertlerin dışında hiçbir yakınmaya kulak vermiyorlar. Kafamda yarattığım kahramanlar bile bana karşı çıkıyor. Oysa kitapların kahramanları, birbirlerinin olmadık dertlerini dinlerler; bütün vakitlerini buna ayırırlar. Bu yüzden yemek, içmek ve para kazanmak için zaman bulamazlar; hepsi de düşüncenin soylularıdır. Felsefe profesörleri bile düşünceye onlar kadar zaman ayırmazlar. Ben de hayalimde yarattıklarımla birlikte bir roman kahramanı olmak istiyordum albayım.