Böyle işler hep geceleri yapılırdı; tutuklamalar her zaman geceleyin gerçekleşirdi. Ansızın irkilerek uyanmak,hoyrat bir elin omzunuzu sarsması,gözlerinize tutulan ışıklar,yatağı çevreleyen acımasız yüzler. Çoğu zaman ne yargılama olurdu ne de bir tutuklama raporu tutulurdu. İnsanlar ortadan kayboluverirdi, o kadar; ve bu hep geceleri olurdu. Adınız kayıtlardan silinir,yaptığınız her şeyin kaydı yok edilir,bir zamanlar var olduğunuz bile yadsınır,sonra da tümden unutulurdu. Kökünüz kazınır,külünüz göğe savrulurdu: Alışılmış deyimle, buharlaşırdınız.
Hiçbir şey yazmamış olsaydı bile,tüm öteki suçları da içeren temel suçu işlemişti. Buna düşüncesuçu diyorlardı. Düşüncesuçu sonsuza dek gizlenebilecek bir şey değildi. Onları bir süre,hatta yıllarca atlatabilirdiniz,ama eninde sonunda ensenize yapışırlardı..