Emre

Vakıfların ikinci olumsuz sonucu, 'mürtezika' tabir edilen bir zümreyi alabildiğine genişletmesidir. Mürtezika, ekonomiye bir katkıda bulunmadan, emek sarf etmeden devletin sağladığı imkânla geçinenlerden; ya da aşırı ölçüde şişirilmiş kadrolarda hayır niyetiyle kendilerine yer verilmiş kişilerden oluşmaktadır. Mürtezika zümresinin en yaygın olduğu alan, vakıflardır. Vakıfların dinsel görevli kadrosu, görülmemiş ölçüde ve gereksiz olarak şişkindir. Vakıf yaptıranlar, hayır olsun diye çok sayıda dinsel görevliye buralarda yer vermiş; onlara ücret bağlatmıştır. Vakıf yöneticilerinin istismarıyla ayrıca genişleyen bu mürtezika zümresi, köylünün emeğine vakıf aracılığıyla ve hiçbir şey yapmadan sahip çıkan büyük bir kalabalığı meydana getirmiştir.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Tarih boşuna yaşanmış bir deney değildir. Dünden gelen bugünkü toplumumuz kendi doğrultusu içinde yarına gidecektir. Tarihin verdiği engin ders, hızını ancak kendisinden alan eylemlerin bugün ve yarın içinde başarıya ulaştığıdır. Dün ve bugün teoriyi, bugün ve yarın pratiği hazırlar. Dünün araştırılması, bir yerden sonra, bugünün ve yarının araştırılması demektir."
Ali Halil Gevgilili (Atatürkçü Dış Politika ve NATO ve Türkiye)·Kitabı okudu
Geri kalmış toplumlarda ilerlemeyi sağlayacak dinamikler bireysel davranışlarda değil, kitlelerde aranıp bulunabilir. Yapılması gereken şey, bütün halklarda var olan birikimi ve derin tutkuları araştırıp meydana çıkarmak, onlara biçim vererek toplumun bünyesine ve ekonomik gerçeklere uygun kalkınma yöntemleriyle birleştirmek, özdeşleştirmektir; toplumu, kendi öz benliğine ileri bir düzeyde kavuşmaya yöneltmektir.
Eski Denge Toplumuna Tepeden İnme Olan Ucuzluk ve İmkanın Zararları
Sömürgecilerin ve dış güçlerin Eski Denge toplumundaki belki tek olumlu davranışlarını sağlık çalışmaları meydana getirmiştir. İlaçların ucuzluğu, sonucun çabuk alınması, sıhhatli işçi ihtiyacı ve etrafa karşı yardım ediyoruz' diyebilmek zorunluğu, sömürgeciyi halkın sağlığıyla ilgilendirmiştir. Sağlık etkeni nüfus artışını belirleyen her iki gücü de etkilemiş; bünyelerin kuvvetlenmesine yol açtığından doğurganlık artarken,ölüm oranları birdenbire düşmüştür. Eski Denge toplumlarının nüfusları dış etkenlerden ötürü hızla artarken kaynakları sabit kalmış, insan sayısı ile kaynakların gücü arasındaki denge yıkılmış ve eskiden var olmayan açlık sorunu belirmiştir. Gittikçe çoğalan insanların eski ölçülerle doyamamaları sonucunda toplumdaki dayanışma zayıflamakta, ahlaksızlık artmakta, değer yargıları değişmekte ve düzenin bütünüyle çöküşü kolaylaşmaktadır.
Eski Denge'de üretimin amacı topluma ve onu meydana getiren kişilere yararlı olmak ve güvenliklerini sağlamaktı. Denge yıkılırken üretimin amacı toplumsal olmaktan çıkmış, bireysele dönüşmüştür: Para kazanmak, daha çok kazanmak ve birey olarak daha iyi yaşamak... Ancak, sınırlı kaynaklar ve şartlar karşısında bu tutku yıkıcı bir lüks niteliği alıyor ve insanlar "Dimyat'a pirince giderlerken evdeki bulgurdan oluyorlardı..."