Emre

Toplulukların devlet otoritesini kabullenmelerinde olumlu sonuç veren adem-i merkeziyetçilik, aynı imparatorluğun içinde tehlikeli farklılaşmalara da yol açmıştı. Bölgeden bölgeye değişen toplum yapıları merkez zayıflayınca güçlü kişilerin elinde istenen biçime sokulabilirdi.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İltizam Usulü
Osmanlı yönetimi daha başlangıcından itibaren bu usulü uygulamış, günümüzün deyimiyle 'devlet eliyle fert zengin etmişti.' Devlet, gelir sağlayan bir görevini kendisi yapmaktansa ihaleye koyup en çok parayı verene bırakıyor; ihaleyi alan kişi devlete borcunu ödedikten sonra geri kalan miktar onun kârı oluyordu. İltizam usulü başlangıçta yalnızca sınırlı alanları, belirli 'mukataaları' kapsamakta; özellikle tarım kesiminde bu usule pek rastlanmamaktadır.
Gelişime ve Değişime Ket
Osmanlıların Anadolu'ya egemen olmalarından önce de var olan bu Ahi örgütlerinin niteliği, Osmanlı yönetimi altında değişmişti. Osmanlı öncesinin Anadolu'sunda, zanaatkâr Ahiler belirli özerklikleri olan, şehirlerde yöneticilik görevlerinde bulunan, hatta bir ara Ankara'da bir çeşit cumhuriyet denemesine girişen kuruluşlardı. Ahilerin bu ayrıcalıkları ve gücü, Osmanlı yönetimi tarafından kısa sürede yok edilmiştir. Loncaları Osmanlı mekanizmasının itaatkâr dişlileri durumuna indirgeyen yeni yönetim, böylece, kendine rakip olabilecek bir sistemi de siyasal planda yok ediyordu: Loncalar kısa sürede merkeze bağlandı. 14. yüzyıldan sonra herhangi bir siyasal etkileri kalmadığı gibi, ilerde kendi yöneticilerinin seçimi bile kadı aracılığıyla ve padişahın onayıyla yapılmaya başlandı. Şehirli zanaatkâr topluluğunun siyasal gücünü ve ayrıcalıklarını kaybetmesi, belki de, Avrupa burjuvazisini yaratan gelişmelere benzer zaman kesitinde Osmanlılarda rastlanmayışının önemli nedenlerindendir.
Sayfa 97·Kitabı okudu
Hayatımızı tam olarak planladığımız gibi yaşayabileceğimize inanarak kendimizi kandırırız. Niyetlerimiz, sıklıkla eylemlerimizden farklılaşır. Sağlığımızın iyi olmasını arzu edebiliriz fakat çok fazla abur cubur yeriz veya egzersiz yapmamak için bahaneler buluruz. Romantik bir ilişkiyi çok arzu edebiliriz fakat potansiyel bir partner bize yakınlaştığı an derhal aramıza mesafe koyarız. Anlamlı bir kariyer isteyebiliriz ancak bunu başarmak için gerekli adımları atmayız. En kötü tarafıysa ilerlememize mani olan şey genellikle bize görünmezdir ve bizi hayal kırıklığına uğratır ve kafamızı karıştırır.
Osmanlı ekonomik düzeninin başarısı, hatta var olması için toplumda ve kişide bazı özelliklerin bulunması gerekmektedir: 1)Ferdiyetçi değil, cemaatçi olması, 2) Para kazanmak hırsının sınırlılığı, 3) Yumuşak başlılık, 4) Maceracı olmamak, 5) Temel amacın cemaatin bir parçası niteliğiyle güvenliğe erişmek olması. Osmanlı toplumunun 17. yüzyıla kadar süren gelişmesinin başlıca nedeni, ekonomik düzenin gerektirdiği bu insan prototipinin Osmanlı Dünya görüşü tarafından yaratılmış olmasıdır; ekonomik yapının kendine elverişli insan tipini ve dünya görüşünü yaratmasıdır.