Emre

17. yüzyılda Anadolu'nun çeşitli yerlerinde türeyen ağalar ve derebeyleri, çok değişik kökenlerden gelmişlerdir. Ancak tümünün oluşumu ortak bir çizgi izlemiştir. Ya servet aracılığıyla ya da askeri ve idari yetkilerin aracılığıyla servet sahibi olunmuştur. Bu şekilde ortaya, devletten ayrı olarak, kendi içinde bütünlüğü ve birliği olan bağımsız güçler, birimler meydana çıkmış ve merkezi devletin zayıflaması oranında kuvvet kazanmıştır.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Avrupa kölelikten derebeyliğe; derebeylikten burjuvaziye geçerken, yani ilerlerken; Osmanlı toplumu eşitlik ve adalete dayanan gelişmiş bir düzenden geriye, derebeyliğe dönmüştür. Hem de, kendi kişiliğine özgü, az gelişmiş bir derebeylik. Nitekim bu düzen de, sırası geldiğinde, girişimci ve devrimci Batı burjuvazisini değil, az gelişmiş ülkelerin az gelişmiş burjuvazisini yaratacaktır.
Sayfa 166·Kitabı okudu
Osmanlı Devleti'ni yöneten kadroların içinde, belirli bir gruplaşma zaman zaman göze çarpmaktadır. Devşirmelikten saraya ve devlet adamlığına yükselenlerle (kullar), devşirmelerin dışındaki yüksek memur ve askerlerin arasında bir iktidar mücadelesi vardır. Tarihin yeterince aydınlatmadığı bu çekişme bazı örneklerde görülmektedir. Fatih Mehmet'in ölümünden sonra bu gruplardan kullar Sultan Beyazıtı, kul olmayanlar ise Sultan Cem'i desteklemişlerdir.
Sayfa 149·Kitabı okudu
... vergi ödemek zorundaki köylü borç bulmak için % 300'e kadar ulaşan faizler vermekte, borcuna karşılık ürününü, bahçesini, evini karşılık göstermektedir. Aynen günümüzde olduğu gibi, bazı açıkgözler ürün daha tarladayken onu darlık içindeki köylüden yok pahasına satın almaktadır. Zaptiyelerle tefeciler sık sık birlikte çalışmakta, devlet memuru vergiyi hemen toplamak için köylüye baskı yapıp onu zorlarken orada peydahlanan tefeciyi işaret ederek 'işte sana borç verecek kişi, alıp vergini öde, yoksa...' diyebilmektedir.
Sayfa 141·Kitabı okudu
Altın hırsının kamçıladığı keşiflerin ve sömürgelerin ilk sonucu, Avrupa'da görülmemiş çapta bir sermayenin birikmesi olacaktır. Batı tarafından ismi 'Barbar'a çıkarılan Osmanlıların hiç beceremedikleri bir talan ve vahşet, Türklerin üç yüzyılda sağlayamadığı zenginliği 30 yılda Avrupa'ya getirecektir.