Emre

Emre
@__Emre__
28 okur puanı
Mart 2019 tarihinde katıldı
Aşırı narsistlerin karabasanı genellikle yirmili ve otuzlu yaşlarda ortaya çıkar. Bir içsel termostatları yoktur, sevecekleri ve güvenecekleri tutarlı bir benlik duygusu yaratamamışlardır. Dışadönükler canlı hissetmek ve takdir edilme duygusunu yaşamak için sürekli ilgi görmek isterler. Gittikçe daha dramatik, daha teşhirci ve kibirli olurlar. Bu durum yorucu hatta acınasıdır. Yeni seyirciler edinmek için arkadaşlarını ve ortamlarını değiştirmek zorundadırlar. İçedönükler daha derin bir hayali benliğe dalarlar. Sosyal açıdan beceriksiz oldukları halde üstünlük sergilediklerinden insanları iterler ve tehlikeli yalnızlıklarını artırırlar. Her iki durumda uyuşturucular, alkol ya da başka bağımlılık biçimleri kaçınılmaz kuşku ve üzüntü anlarında onları rahatlatmak için gerekli bir koltuk değneği görevi yüklenir.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Esas sorun sürekli insanları yargılamamız, olduklarından daha farklı olmalarını istememizdir. Onları değiştirmek isteriz. Belirli bir şekilde, daha doğrusu bizim düşündüğümüz ve davrandığımız şekilde düşünüp davranmalarını isteriz. Herkes birbirinden farklı olduğundan, bu olanaksızdır ve böylece hayal kırıklığına uğrayıp üzülürüz. Bunun yerine insanları, kuyruklu yıldızlar ya da bitkiler gibi tarafsız olgular olarak görün. İnsanlar vardır. Çok çeşitli olduklarından yaşamı zenginleştirip ilginçleştirirler. Karşı koymak ve onları değiştirmeye çabalamak yerine size verdikleri üzerine çalışın. İnsanları anlamayı eğlenceli bir oyun, bir bulmaca gibi görün. Evet, insanlar mantıksız olabilirler ama siz de öylesiniz. Hepsi insanlık komedisinin bir parçası. İnsan doğasını kabullenmeyi olabildiğince radikalleştirin. Böylece dinginleşecek, insanları daha serinkanlılıkla gözlemleyecek ve daha derinlemesine anlayacaksınız. Kendi duygularınızı onlara yansıtmaktan vazgeçeceksiniz. Bu durum size daha fazla denge, dinginlik ve düşünmek için daha fazla alan sağlayacaktır.
İnsanlar var oldukça mantıksızlık sesini yükseltecek ve yayılmanın yolunu bulacaktır. Mantıklılık, kitlesel hareketler ya da teknolojik ilerleme yerine, ancak bireyler tarafından edinilebilir. Kendini üstün görmek, mantıksızlığın işbaşında olduğunun kesin bir belirtisidir.
Soyut Soylu Hedefler
Grup etkisini sömüren ve mantıksızlık patlamalarını dürtüleyen demagoglara karşı dikkatli olun. Çeşitli hilelere başvurmaları kaçınılmazdır. Grup ortamında kalabalığa yaklaşırlar, herkesin paylaştığı fikirler ve değerlerden söz ederler, sevimli bir fikir birliği duygusu yaratırlar. Adalet, gerçek ya da milliyetçilik gibi belirsiz ama duygu yüklü sözcüklerle konuşurlar. Somut davranışlarla belirli sorunları çözmek yerine, soyut olan soylu hedeflerden söz ederler.
Duygu ve Algı
Duygular, algıdan çok farklı bir nedenle evrimleşmiştir. Dünyayla ilişki kurmanın bu iki biçimi beynimizde sorunsuz bir şekilde birbirine bağlı değildir. Hayvanlarda, fiziksel duyguları soyut dile çevirme gibi bir gereksinim olmadığından duygular, işlevini olması gerektiği gibi, gayet düzgün bir şekilde yapar. Bizim içinse algı ve duygular arasındaki ayrılık sürekli bir içsel uyuşmazlık yaratır ve irademiz dışında işleyen ikinci bir duygusal benlik oluşturur. Hayvanlar korkuyu kısa bir süreliğine hisseder ve bu duygu kaybolur. Bizse duygularımıza takılırız, onları yoğunlaştırırız, tehlike geçtikten sonra bile sürdürürüz ve hatta bitmeyen bir kaygı noktasına kadar taşırız.