İmran

İmran
Okur/Gezer
“Birinin acısını dindirebileceksem, izin verin hemen yapayım bunu,” demiş bilge bir adam, “zira bir daha buradan geçmeyebilirim.” Şehrin insanı kalbi dinlemeli. Kalbi olanı dinlemeli çünkü, “sadece hüznü vardır kalbi olanın.” Hüznü hiç yüksünmeden taşıyabilen kalplerdir iyiliği de taşıyanlar, dünyamızı imar ederler… Dünyaya ondan aldıklarından fazlasını veren, onu bulduklarından daha güzel bırakan “iyilik erleri”dir onlar.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Her şeyin bir zamanı var, kalbin de. Yağmurların, güneşin, rüzgârın bir zamanı var. Kalbin zamanı var. İçten bir şekilde konuşmanın, ötekini can kulağıyla dinlemenin bir zamanı var..
Sanatın, kalbin, vicdanın rehberlik etmediği bir bilim insanın başına çorap öre bilir. Duygu ve düşünce, kalp ve akıl el ele verirse bu beraberlik insanlara gökten bomba değil, hayır ve güzellik yağdırabilir.
“Leyla’dan geçme faslındayım, Mevla’yı bulma yollarında..”
“Ballar balını buldum kovanın yağma olsun.”