İnsanların en zayıf tarafları sormadan araştırmadan düşünmeden kafalarını patlatmadan inanmak hususundaki hayret verici temayülleridir. Dünyadaki yalancı peygamberleri yetiştirmek ve beslemek için en iyi gübre işte bu bilmeden inanmak için çırpınan kalabalıktır.
İnsanları anlamakta hâlâ pek gerisin. Zannediyorsun ki hepimiz birer makineyiz ve evvelden kurulduğumuz gibi işleriz. Blr yerde bir bozukluk oldu mu derhal orayı söküp atmak lazım. En kuvvetli insanın bile bazen ne kadar zayıf anları, istediğinin tam aksini yapmaya mecbur olduğu dakikaları bulunduğunu nasıl inkar edebiliriz. Böyle hadisler hiç kimseyi olduğundan daha fena yahut daha iyi yapamaz.
Asıl iyilik tanımadıklarımıza yaptığımız iyliktir. Halbuki biz bütün hüsnüniyetimizi dostlarımıza saklayıp bunların dışında kalanları bir çırpıda ve kısa hükümler fena addediyoruz.