"İstikamet, rüzgarın estiği yöne göre yön değiştiren bir pusula değil; fırtınalar kopsa da adaletin ve doğruluğun safında elif gibi dimdik durabilme cesaretidir."
Biblioterapi Esnaf Evli
Kalabalıkların içinde yalnız kalmak, yanlış bir kalabalığın içinde kaybolmaktan çok daha evladır.
Sen de seksen yaşına gelirsen, göreceksin ki insan bu yaşta kendini eylül sonunda bir yaprak gibi hissediyor. Gün ışığı daha kısa sürüyor ve ağaç, besleyici maddeleri yavaş yavaş kendine doğru çekmeye başlıyor. Ağacın gövdesi azotu, klorofili, proteinleri emiyor ve böylece ne yeşillik kalıyor ne canlılık. Hâlâ bir dala takılı kalıyorsun ama artık düşmen an meselesi oluyor. Yakınlardaki yapraklar birbiri ardına düşüyor, sen onların düşüşünü seyrediyorsun, rüzgâr çıkacak korkusu içinde yaşıyorsun. Benim için rüzgâr sendin, senin ergenliğinin o kavgacı canlılığıydı. Sen hiç bunu fark ettin mi bir tanem? İkimiz de aynı ağacın üstünde yaşadık, ama öyle değişik mevsimlerde ki!
‘Doktor,’ dedim sonunda, ‘Eskimoları bilir misiniz?’ ‘Tabiî bilirim,’ dedi ayağa kalkarken. ‘İşte, bakın ben onlar gibi ölmek istiyorum.’ Bir şey anlamadığını görünce ekledim:
‘Ben beyaz boyalı bir odada, bir yatağa bağlanıp bir yıl daha yaşamaktansa, bostanımdaki kabakların arasına yüzüstü düşmeyi yeğlerim.’ ”