"İstikamet, rüzgarın estiği yöne göre yön değiştiren bir pusula değil; fırtınalar kopsa da adaletin ve doğruluğun safında elif gibi dimdik durabilme cesaretidir."
Biblioterapi Esnaf Evli
Kalabalıkların içinde yalnız kalmak, yanlış bir kalabalığın içinde kaybolmaktan çok daha evladır.
Yaşamayı unuttuk... Gölge gibi geçtik zamanın içinden. Arada bir durduk tabii. Vitrinlere daldık. Gökyüzünü unuttuk... Yıldızları, ayı, güneşi, mevsimleri bile unuttuk... Çok oyalandık, çok... Çok şeyleri unuttuk. Hicabımdan boynum önde Yaradanıma karşı... Vakit bitmez sandık. Günler geçmez sandık. Meğer hiç de öyle değilmiş...
Yaşamayı unutmuş insanlar. Yeniden baksınlar geçtikleri yollara. Bir daha geçmeyecekler o yollardan. Güneşin doğuşunu seyretsinler. Bir ağacın çiçeğe, meyveye duruşunu görsünler. Akan suya şöyle eğilip de bir baksınlar. Ömürlerini seyretsinler o akan suda. Günlerinin geçişini...
Zevke, eğlenceye geldi mi hiçbir şeyi kaçırmaz; nefsi adına en küçük menfaati bile unutmaz.
Ama ona her şeyi veren Rabbini çabucak unutur.
Aldığı her nefesle ona yeniden can bahşeden Allah'ı çok kolay unutur...
Günler böyle gelir geçer...
Sonunda bir gün o da toprağa girer.
Her fani gibi o da unutulur gider.
Böyledir ilahi hüküm: böyledir Kader.
İnsan ektiğini biçer...
Ne gariptir şu insanoğlu...
Ne garip...
Ölümü, hastalığı görür ama hiç kendi üzerine almaz.
Bir gün akıbet onuda bulur, göz kapamanın bir faydası olmaz.
Ne gariptir şu insanoğlu...
Ne garip...
Hakkıyla ne bugünü yaşar ne de yarını...
Düşünmez hiç hayatın sonunu, bir gün ölümle olan randevusunu...
Dünyada hiç ölmeyecekmiş gibi yaşar durur.
Bir gün olur, o da bu dünyada hiç yaşamamış gibi ölür gider...