"İstikamet, rüzgarın estiği yöne göre yön değiştiren bir pusula değil; fırtınalar kopsa da adaletin ve doğruluğun safında elif gibi dimdik durabilme cesaretidir."
Biblioterapi Esnaf Evli
Kalabalıkların içinde yalnız kalmak, yanlış bir kalabalığın içinde kaybolmaktan çok daha evladır.
Bir yokluğun ve kıtlığın adıydı bu kelime.İnsan yokluğunun ve adam kıtlığının adı.Yeryüzünde insanın az olduğu zamanlarda bu kelime yoktu.İnsanlar arttıkça insanlık azaldı. İnsan hayatına insanı hasletler değil, hayvani haller hakim olunca bu kelime doğdu.
Zavallı hasır otu, kavak yelleri eser başında hep.Yumuşacık İpek gibi püskülleri rüzgarsız yaşayamaz sanki.İşi gücü rüzgarı beklemek.Rüzgar nereye esse, oraya döner, eğilip eğilip selam verir hepsi bir arada koca çimenlikte. Yağmur yağsa ya da fırtına kopsa nereye kaçacaklarını bilemezler. Sağa sola kaçışmak ister, düşer, kalkar, toprağa yayılırlar. Ayağı olsa kim bilir ne uzaklara kaçardı! Ama inanma. Bu hep numaradandır. Fırtına dindi mi bu havayı hasır otu tekrar oynaşır durur rüzgar nereye, o da oraya...
Sayfa 9 - Nilüfer yıl 92 kavak yelleri şarkısı geldi aklıma
Yüreğinde olanları, rahat olmadığını bilir bulutlar. Senin buralardan uzaklaşmak, uçup bir yere gitmek istediğini, kimse tarafından aranmak, kimsenin yapmacık yapmacık "Sersem çocuk, kayboldu gitti şimdi, nerede arayalım bunu?" diye dövünmesini istemediğini de bilir bulutlar. Senin bir yere kaçmaman, kaybolmaman, sadece sessiz sessiz sırtüstü yatıp bulutları seyretmen için, bulutlar aklından geçirdiğin her biçime girer, seni avuturlar. Bulutlar hep aynıdır ama türlü hallere girer. Yeter ki sen bil, senin için nasıl görünmek istediklerini..