"Sizce hayatın bir anlamı var mı?"
"Efendim..."
"Bence yok."
"..."
" Bu yüzden herkes kendi anlamını bulmalı. Ayrıca bir kişinin hayatı,bulduğu anlama göre değişir."
"Evet."
"Ama bulamıyorum."
"Neyi?"
"Anlamı... Nerede aramalıyım ki? Hayatımın anlamı sevgide mi? Gerçek bir dostlukta veya bir kitapta mı? Bu kitabevinde mi? Bilmiyorum ;çok zor."
"..."
" Sürekli hayatımın anlamını arıyorum ama bu kolayca bulunabilecek bir şey mi? Bulamazsam... Hayatımın bir anlamı yok demektir, değil mi?"
"Bilemiyorum."
"Sıkıcı bir yaşam, kendimizi kurtarmamız gereken bir yaşam mıdır?"
...
" Öyle insanlar da vardır ya, sahip oldukları hayatı bir anda geride bırakıp yeni bir yaşama adım atan insanlar... Vardıkları yerde mutluluğu yakalayabiliyorlar mıdır acaba?"
Kendi kendine düşünerek bulduğu cevap, o anın doğru cevabıydı. Youngju hayatın doğru cevaplara sarılarak yaşamak, kimi zaman o cevapla çarpışıp, o cevabı deneyimlemekten ibaret olduğunu biliyordu. Derken bunca zaman boyunca kucakladığımız doğru cevabın aslında yanlış olduğunu fark ettiğimiz an gelirdi. O zaman, tekrar bir başka doğru cevaba tutunup yaşamaya devam ederdik. İşte bu bizim küçük, sıradab yaşamımızdı. Böyle böyle doğru cevaplarımız sürekli değişime uğrardı.